Fatih Tezcan canlı yayında üç kez Kuytul'un cezaevinde intihar edeceğini söyledi
25 Ağustos 2026'da canlı yayında yaptığı programda Fatih Tezcan, Alparslan Kuytul Hoca'yı defalarca tehdit etti. Söylenmemiş sözü söylenmiş gibi göstererek ve iftiralar atarak insanları bir âlime karşı kışkırtmaya çalıştı.
Çeşitli konularda siyasi analizler yapan Alparslan Kuytul Hoca'nın konuşmalarını cımbızlama yöntemini kullanarak kötü niyetli bir şekilde değerlendirdi. Konuşması boyunca saldırdı, nasıl iftira atacağını şaşırdı. Sonunda ağzındaki baklayı çıkardı ve Alparslan Kuytul Hoca'yı intihar kılıfına girdirerek suikast ile tehdit etti.
Tehdit mi, korkutma mı?
Bu konuşmanın tehdit mi yoksa korkutma mı olduğu düşünüldüğünde, karşıdaki insan Alparslan Kuytul Hocaefendi olduğundan "korkutma" olamayacağı kendiliğinden ortaya çıkar. Çünkü Hocaefendi "Allah'tan başka kimseden korkmayacağını" defaatle dile getirmiş ve bunu hayatıyla da ortaya koymuştur. Dolayısıyla anlaşılıyor ki bu açık bir tehdittir. Konuşmasında geçen şu cümleler de bunu ispatlamaktadır:
"Devlete kafa tutarsan yok olursun."
"Tam gömelim bunu! Bu hiç çıkamasın!"
Konuşmasının üç yerinde intihardan söz etti
Ayrıca konuşmasının üç yerinde aleni olarak Hocaefendi'nin intihar edeceğini iddia ederek aba altından sopa gösteriyor:
"Benim tahminimi söyleyeyim: Cezaevinde kendini zehirler bu..."
"Bu, cezaevinde kendine bir şey yapar."
"Ya cezaevinde ya dışarıda intihar eder bu..."
Oysa Alparslan Kuytul Hocaefendi daha önce de yıllarca cezaevinde kaldı ve asla intihar düşüncesine kapılmadı. Dinimize göre intihar haramdır; dolayısıyla inancı gereği de böyle bir şey yapmaz. Hatta şu an bulunduğu cezaevinde işkenceye varan muamelelere rağmen o kadar sağlam ve güçlü bir psikolojiye sahip ki, psikologla görüşme hakkı olmasına rağmen bu hakkı kullanmıyor. Buna ihtiyaç hissetmiyor.
Devlet kurumlarına güveni de sarsıyor
Bu hadsiz piyon ölümle tehdit etmekle beraber devlet kurumlarına olan güveni tamamen sarsıyor, aynı zamanda bu kurumları aşağılamış da oluyor. Devlet yetkilileri, eğer kötü niyetli değillerse bu aşağılamayı görmeli ve bu kimse için derhal harekete geçmelidir.
Cevapsız kalan sorular
- Savcılar bugüne kadar neden harekete geçmedi?
- Bu adam kim ki hapiste, bir nevi devlet korumasında olan bir âlime tehditler savurabiliyor?
- Cezaevinde olan bir kişi kendini zehirleyerek nasıl intihar edebilir? Bu zehiri nereden bulacak? Koğuşuna baskın yaparak en ince detayına kadar aradığınız kişi böyle bir zehiri nereden bulacak?
Yetkililer ivedilikle Fatih Tezcan'ın söylediği bu sözlerin hesabını ona sormalıdır. Onu bulup soramıyorlarsa, onun ipini tutanlara sormalıdır. Aksi halde ağır bir zan altında kalacaklardır. O zan da şudur: Derin devlet, Alparslan Kuytul Hoca'yı hapishanede intihar süsü vererek öldürmeye mi çalışacak?
Allah davası için çile çekenleri korur
Tarih boyunca birçok âlime, hatta Peygamberlere yönelik böyle suikast girişimleri olmuştur. Hayber günü Yahudi bir kadının Efendimiz'in yemeğine zehir katarak O'nu öldürmeye çalışması; Türkiye'nin yakın tarihinde ise yasal yollarla baş edemedikleri Bediüzzaman'ı bu memleketin zindanlarında veya sürgün yerlerinde 18 defa zehirleyerek öldürmeye çalışmaları en çarpıcı örneklerdir.
Bediüzzaman kendisine bunları yapanları "kökü ecnebi, kendisi burada bulunan bir zındıka komitesi" olarak tanımlar. O zamanın derin güçleri Üstad'ı ortadan kaldırmak ve dinsizliği yaymak için ellerinden geleni yapmışlardır. Ancak Allah onları emellerine ulaştırmamıştır.
Rabbimiz nasıl ki zalimin elinde tutsak olan Üstad'ı defalarca koruduysa; hayatını tevhid davasına adayan, "Arkasında Allah olanın karşısında kimin olduğunun önemi yoktur" deyip her daim sırtını Allah'a dayayan ve her koşulda onun peşinden giden, onu asla yalnız bırakmayan talebelere sahip olan Alparslan Kuytul Hocaefendi'yi de korumaya kadirdir.