Neden Tutuklandım? Kendi Verdiği Üç Cevap
Gerçek
Söz konusu dosya şudur: 30 Ocak 2018 Furkan Vakfı operasyonu, 8 Şubat 2018 tutuklaması, 5 Aralık 2019 tahliyesi. Alparslan Kuytul'un aşağıdaki cevabı, tahliyeden sonra 10 Aralık 2019'da verdiği röportaja aittir.
Soru şuydu: iddianamedeki suçlamalar zaten biliniyor, asıl merak edilen tutuklamanın sebebi. Kuytul bu cevabı ilk kez gazeteye vermiyor — kendi ifadesiyle sebepleri mahkemeye sunduğu yazılı müdafaada yazmış ve iki mahkemede de açıklamıştı. Saydığı üç sebep:
- AK Parti'ye yönelttiği eleştiriler,
- derin devletin planlarından söz etmesi,
- ve en önemli gördüğü sebep: tevhidi anlatıyor olması.
Üçüncü maddenin neden ilk sırada olduğunu anlamak için, tevhidden ne anladığını bilmek gerekiyor:
"Tevhid deyince herkes 'Allah birdir!' diyor ama bundan ibaret değil. La ilahe illallah, Allah'tan başka ilah yoktur demektir. Allah'tan başka itaat edilen bir makam tanımıyorum, tüm insanlar Allah'a itaat etmeli demektir."
Devamında bunun zorlama anlamına gelmediğini de söylüyor: "Tabii ki dinde zorlama yok." Ama tarifi özel hayatla sınırlı tutmuyor; Allah'ın hükmünün devlette de geçerli olmasını istemeyi İslam'ın kendisi sayıyor. Kuytul'a göre asıl rahatsızlık buradan doğdu.
Cevabı önce mahkemeye verdi
Bu üç sebep sonradan bir röportajda üretilmiş bir yorum değil. Kuytul'un ifadesine göre sebepleri mahkemeye sunduğu yazılı müdafaaya yazdı ve iki ayrı mahkemede sözlü olarak da açıkladı. Aralık 2019 röportajlarında yaptığı şey, o müdafaada yazılanı tekrarlamaktı.
Birinci sebep: AK Parti eleştirileri
Kuytul bu eleştirilerin operasyondan çok önce başladığını söylüyor. Başlangıç noktası olarak 2003'ü gösteriyor: tezkere Meclis'ten geçmediği hâlde İncirlik Üssü üzerinden Irak'ın işgaline destek verilmesini o tarihten itibaren eleştirdiğini, ancak o yıllarda internet yaygın olmadığı için sesinin duyulmadığını anlatıyor.
İlişkinin bozulduğu anı ise tarihiyle veriyor: 29 Mayıs 2014'te İstanbul Bağcılar'da yapılacak konferansı, belediye sponsorken, programa bir iki gün kala Cuma mesaisi bittikten sonra iptal edildi. Kuytul o gün bunun hükümetten kaynaklandığına inanmadığını, salon önünde yaptığı konuşmada bile "Yani AK Parti, bunu niye yapsın?" dediğini söylüyor. Kanaatinin değişmesi, bir arkadaşının dönemin bakanından "Sizinle ilgili değil sadece. Böyle bir karar alındı" cevabını almasıyla oluyor.
İkinci sebep: derin devletin planlarından söz etmesi
İkinci sebebi anlatırken karşısında tek bir güç görmediğini söylüyor. Kendi tarifiyle iki ayrı taraf vardı: hükümeti eleştirmesinden rahatsız olanlar ve faaliyetlerin büyümesinden rahatsız olan bürokratik yapı.
"Herkes biliyor ama kimse konuşmuyor. Ben konuştum ve onların sistemine çomak sokmuş oldum."
Üçüncü sebep — ona göre en önemlisi: tevhid
Kuytul listesinin başına siyaseti değil tevhidi koyuyor. Sebebi, tevhidden anladığı şeyin bir inanç beyanıyla sınırlı olmaması:
"Tevhid deyince herkes 'Allah birdir!' diyor ama bundan ibaret değil. Allah'tan başka itaat edilen bir makam tanımıyorum, tüm insanlar Allah'a itaat etmeli demektir."
Ardından iki sınır koyuyor. Birincisi zorlama yasağı: "Tabii ki dinde zorlama yok." İkincisi muhatabın kim olduğu: bir insan kendini Müslüman sayıyorsa ölçüsünün kendi kanaati ya da liderlerin kanaati değil, Allah'ın kitabı olması gerektiğini söylüyor. Sonucu ise açıkça yazıyor — hem özel hayatta hem devlet düzeninde Allah'ın istediği gibi bir medeniyet: "Bu, İslam'ın ta kendisi!"
Kuytul'a göre hâkim güçleri rahatsız eden de tam olarak bu tariftir; tarih boyunca peygamberlerin davetine ilk karşı çıkanların mevcut düzenden fayda görenler olduğunu hatırlatıyor.
Peki dosyalar ne oldu?
Bu sorunun cevabını 11 Aralık 2019 tarihli TV5 programında veriyor. Kendi anlatımıyla soruşturma iki dosyaya ayrıldı ve her iki dosyada da ilk duruşmada tahliye kararı çıktı. Aynı programda hakkında açılan dava sayısını dokuz, o güne kadar beraatle sonuçlananların sayısını üç olarak veriyor.
Tutuklama gerekçesinden bir cümleyi ayrıca ele alıyor: kararda, siyasi parti kurmadan sosyal medya üzerinden halkın teveccühüne yön vermeye çalışmanın hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı yazıyordu. Kuytul'un buna itirazı basit — televizyonda konuşan gazetecilerin, hukukçuların, yazarların hiçbirinin de partisi yoktur.
Bu sayfada aktarılan, Kuytul'un kendi değerlendirmesidir; verilen sayılar ve dosya durumu Aralık 2019 itibarıyladır. Sayfa yalnızca 2018–2019 sürecini konu alır. Aynı dönemin tutukluluk koşulları için: 22 ayın 14 ayı tek kişilik odada.