Doğrulama MerkeziAlgı büyütülebilir ama gerçek değişmez
Takip et
Ana sayfa

Alevilikle İlgili İddialar

"Alevi mahallelerine saldıracaklar" iddiası

Asılsız

İddia

Furkan Hareketi mensupları, Alevi vatandaşların yaşadığı mahallelere saldırıp iç savaş çıkartmak isteyecekler.

İddiayı yapan: "maske3g" adlı Twitter hesabı21.07.2016

Gerçek

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen ardından, "maske3g" adlı bir Twitter hesabı Furkan Hareketi mensuplarının Alevi mahallelerine saldırıp iç savaş çıkaracağını yazdı. Furkan Vakfı iddiayı 21 Temmuz 2016 tarihli açıklamasıyla reddetti.

İddianın en belirleyici özelliği kendi cümlesinde duruyor: ortada olmuş bir olay değil, olacağı öne sürülen bir olay var. Ne bir tutanak, ne bir şikâyet, ne bir yaralı, ne kırılmış bir cam. Gelecek zamanla kurulmuş bir isnadın ispat yükü tamamen onu ortaya atanın üzerindedir; kimseden bir şeyi yapmayacağını kanıtlaması istenemez.

Geçmişe bakıldığında ise sayılabilir bir sicil var. Vakıf 1994'ten beri eğitim ve hizmet faaliyeti yürütüyor; merkezi Adana, Türkiye'nin birçok şehrinde şube ve temsilciliği bulunuyor. 2016'ya kadar geçen 22 yılda şiddet içeren hiçbir olaya karışmadı, kimsenin canına ve malına zarar vermedi.

Üçüncü mesele zamanlamadır. İddia, darbe girişiminin bütün cemaatleri toptan şüphe altında bıraktığı günlerde dolaşıma girdi. Kurduğu denklem açıktı: bir cemaat darbeye karıştıysa, bir başkası da saldırıya karışabilir. Bu bir bilgi değil, hazır bir kalıbın yeni bir hedefe giydirilmesidir.

İddianın bir kuruma dayandırılması ayrı bir başlıkta inceleniyor: iddianın "Hatay Emniyeti"ne dayandırılması. Genel yakıştırma için: "Alevi düşmanı" iddiası.

İddia tam olarak neydi?

15 Temmuz 2016 darbe girişimini izleyen günlerde, "maske3g" adlı bir Twitter hesabı Furkan Hareketi mensuplarının Alevi vatandaşların yaşadığı mahallelere saldırıp iç savaş çıkaracağını duyurdu. Paylaşım bir uyarı biçimindeydi ve sonuna büyük harflerle bir kurum adı iliştirilmişti.

Furkan Vakfı bu paylaşımı 21 Temmuz 2016 tarihli kamuoyu açıklamasıyla reddetti. Aynı açıklamada, paylaşımı görüp öfkelenecek kişilerin vakfa yönelmesi ihtimaline karşı halkı sükûnete davet etti.

Olmamış bir olayın delili olmaz

Bu iddia, alışılmış iftiralardan bir noktada ayrılıyor: geçmişe değil geleceğe dair. "Şunu yaptılar" demiyor, "şunu yapacaklar" diyor. Bu fark önemsiz değildir.

Geçmişe dair bir suçlamanın delili aranabilir: tutanak, tanık, kayıt, hasar. Geleceğe dair bir suçlamanın böyle bir dayanağı yoktur; yalnızca iddiacının niyet okuması vardır. Bu tür bir isnatta ispat yükü tamamen iddiayı ortaya atanın üzerindedir. Karşı tarafın "yapmayacağız" demesi bir savunma değildir, çünkü olmamış bir şeyin olmayacağı ispatlanamaz.

Ortada iddiayı destekleyen tek bir belge bulunmuyor: ne bir hazırlık, ne bir çağrı, ne bir toplantı kaydı, ne bir şikâyet dosyası.

Yirmi iki yıllık sicil

Elde delil yoksa geriye bakmak kalır. Furkan Vakfı 1994'ten beri faaliyette; merkezi Adana ve Türkiye'nin birçok şehrinde şubesi, temsilciliği var. Yaptığı iş eğitim ve hizmet faaliyeti: dersler, konferanslar, yayınlar.

2016'ya kadar geçen 22 yılda vakıf şiddet içeren hiçbir olaya karışmadı. İnsanların canına ve malına zarar vermedi; kendi ifadeleriyle bir cam dahi kırılmadı. Yirmi iki yıl boyunca bir tek örneği görülmemiş bir davranışın günü gelince ortaya çıkacağını söylemek bir öngörü değil, dayanaksız bir isnattır.

Neden tam o günlerde?

Zamanlama iddianın kendisi kadar açıklayıcıdır. Temmuz 2016'da darbe girişimi, örgütlü her dinî yapıyı kamuoyunun gözünde şüpheli hale getirmişti. O ortamda kurulan denklem şuydu: bir cemaat darbeye karıştıysa, öteki cemaatler de bir başka şiddete karışabilir.

Bu denklem hiçbir delil gerektirmez. Yalnızca bir hedef adı gerektirir; gerisi zaten kamuoyunun zihninde hazırdır. Furkan Vakfı açıklamasında bu tür paylaşımların amacını, darbe girişimini bahane ederek bütün cemaatlere aynı anda vurmak diye tarif etti.

İkinci hedef: iki grubu karşı karşıya getirmek

Paylaşımın muhatabı yalnızca Furkan Hareketi değildi. Böyle bir uyarıya inanan bir okuyucu için doğal tepki, saldırıyı önlemek üzere hazırlıklı olmaktır. Yani iddia, doğru sanıldığı ölçüde kendi tarif ettiği çatışmayı üretebilecek bir metindi.

Vakıf açıklamasında tam olarak buna dikkat çekti ve iki tarafa birden seslendi: paylaşıma itibar edilmemesini, hesabın engellenmesini ve kimsenin bu bilgiye dayanarak harekete geçmemesini istedi.

Geriye ne kalıyor?

Adı belirsiz bir hesap, tarihi belirsiz bir paylaşım, delili olmayan bir gelecek zaman cümlesi ve onu yalanlayan 22 yıllık bir sicil. Bu tabloda iddianın ayakta kalan tek parçası, sonuna eklenen kurum adıdır — o da ayrı bir başlıkta ele alındı, çünkü oradaki mesele iddianın doğruluğu değil, kaynağının teyidi.

Aynı dönemde dolaşıma giren genel "Alevi düşmanlığı" yakıştırması için: "Alevi düşmanı" iddiası.

Paylaş

Bizi takip edin

Yeni doğrulamalar yayımlandığında ilk siz görün.