Doğrulama MerkeziAlgı büyütülebilir ama gerçek değişmez
Takip et
Ana sayfa

Terör, Suç Örgütü İftiraları

Aynı anda dört terör örgütüne üye olduğu iddiası

Aynı anda dört terör örgütüne üye olduğu iddiası

Asılsız

İddia

Alparslan Kuytul aynı anda FETÖ, PKK, PYD ve DEAŞ terör örgütlerine üyedir.

İddiayı yapan: Soruşturma makamının ilk ithamı; ardından çok sayıda yayın organı08.02.2018

Gerçek

Konu, 30 Ocak 2018 operasyonuyla açılan terör dosyasıdır. Alparslan Kuytul 8 Şubat 2018'de tutuklandı; Sulh Ceza Hâkimliği'ndeki ilk itham dört ayrı terör örgütüne — FETÖ, PKK, PYD ve DEAŞ'e — aynı anda üyelikti.

Bu dört yapı birbirinin düşmanıdır. PKK ve PYD ile DEAŞ Suriye'de fiilen çatıştı; DEAŞ'ın tekfirci çizgisini diğerleri de gayrimeşru sayar; FETÖ'nün ne yapısı ne hedefi ötekilerle örtüşür. Bir kişinin dördüne birden üye olması mümkün değildir.

İthamın içi de boştu. Kuytul'un 4 Temmuz 2019 tarihli savunmasından:

"Önce 4 örgüte üye olmakla başladı. Bizi Sulh Ceza Hakimliğinde bununla itham ettiler. O zaman isimlerini bile söylemediler."

Aynı soruşturma dosyasında, bu örgütlerin hiçbiriyle irtibat bulunmadığını yazan devlet belgeleri duruyordu: 9 Ocak 2017 tarihli Adana TEM araştırma tutanağı, MİT İstihbarat Dairesi'nin cevabı ve FETÖ yönünden yapılan 15 Mart 2017 tarihli KOM incelemesi.

Suçlama iddianameye giderken eridi. Savcılık önce örgüt sayısını dörtten ikiye indirdi, ardından Temmuz 2018'de hazırlanan nihai iddianamede üyelik suçlamalarının tamamını geri çekti. Geriye tek itham kaldı: terör örgütü propagandası. Kuytul bu dosyada 5 Aralık 2019'da tahliye edildi.

Bu iddia, 7 Eylül 2026'da CNN Türk "Tarafsız Bölge" programında yeniden dile getirildi. Programda sıralanan isnatların topluca cevabı: Cübbeli Ahmet'in CNN Türk'te Furkan Hareketi hakkındaki iddiaları — Furkan Hareketi'nin açıklamasının tam metni.

İtham nasıl doğdu

30 Ocak 2018 sabahı Adana'da yapılan operasyonda Kuytul'un evine ve Furkan Vakfı binasına eş zamanlı girildi; 24 kişi gözaltına alındı. Kuytul 8 Şubat 2018'de tutuklanarak Bolu F Tipi Cezaevi'ne gönderildi. Tutuklamaya esas alınan itham dört terör örgütüne birden üyelikti: FETÖ, PKK, PYD ve DEAŞ.

Dördü birbirinin düşmanı

Suçlamanın en kolay görülen kusuru, sayılan örgütlerin ortak bir çatısının bulunmamasıdır:

  • PKK ve PYD ile DEAŞ, Suriye'de karşı karşıya savaşan taraflardır.
  • DEAŞ'ın tekfirci çizgisi, diğer üçünün de gayrimeşru saydığı bir tutumdur.
  • FETÖ'nün yapısı, yöntemi ve hedefi ötekilerin hiçbiriyle bağdaşmaz.

Bir kişinin bu dördüne aynı anda üye olduğunu ileri sürmek, aslında suçlamanın hangi örgüte ilişkin olduğunun bilinmediğini kabul etmektir.

Örgütlerin adı bile konulmamıştı

Kuytul, 4 Temmuz 2019'da Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yaptığı savunmada tutuklama anını anlattı: dört örgüte üyelikle itham edilirken örgütlerin isimleri söylenmemişti.

"Önce 4 örgüte üye olmakla başladı. Bizi Sulh Ceza Hakimliğinde bununla itham ettiler. O zaman isimlerini bile söylemediler."

Aynı boşluğa dışarıdan bakan Semra Kuytul da 15 Temmuz 2018'de şunu söyledi: ortada aynı anda dört ayrı örgüt dolaşıyor, ama hiçbirinin adı konulabilmiş değil. Adı konulamayan bir örgüte üyelik bir suçlama değil, bir boşluktur.

DEAŞ ithamının özel durumu

Dört ismin içinde en kolay çürüyeni DEAŞ oldu. Kuytul, 26 Mart 2012'de başladığı İman-Küfür Sınırı dersinde tekfirciliği on bir bölüm ve yaklaşık yirmi beş saat boyunca ele almış, bu anlayışın Müslümanları birbirine kırdırmaya yaradığını anlatmıştır. Aynı tespit soruşturma dosyasındaki istihbarat yazısında da kayıtlıdır: selefi ve tekfirci anlayışı benimsememektedir.

Bu eleştirinin bir bedeli de var. Kuytul DEAŞ'tan defalarca tehdit almış, örgütün internette yayımladığı dergide adı ölüm listesinde geçmiştir. Bir örgütün ölüm listesindeki isim, aynı örgütün üyesi sayılamaz.

Dosyanın kendi belgeleri ne diyordu

Dört örgüt ithamı ileri sürülürken, bunların hiçbiriyle irtibat bulunmadığını yazan devlet yazıları zaten soruşturma dosyasının içindeydi. 9 Ocak 2017 tarihli Adana TEM araştırma tutanağı, vakıf ile kurucuları ve mütevelli heyetini oluşturan 44 kişi hakkında herhangi bir terör örgütüyle irtibat bulunmadığını değerlendirmişti. MİT İstihbarat Dairesi'nin cevabı aynı yöndeydi. FETÖ yönünden ayrıca yapılan 15 Mart 2017 tarihli KOM incelemesinde ise ByLock kaydı, kapatılan dernek üyeliği veya Bank Asya hesap hareketi bulunamamıştı.

Suçlama nasıl eridi

İtham iddianameye giderken küçüldü. Savcılık önce örgüt sayısını dörtten ikiye indirdi; ardından Temmuz 2018'de hazırlanan nihai iddianamede üyelik suçlamalarının tamamını geri çekti. Geriye yalnızca terör örgütü propagandası kaldı.

Kuytul'un buna cevabı basit bir mantık sorusu oldu:

"Yani bir insan terör örgütü üyesi olmadan propagandasını niye yapsın? Deli mi yani? Onlardan olanlar bile korkusundan propaganda yapamıyor."

Sonuç

Dört örgüte üyelik iddiası ne bir belgeye dayandırılabildi ne de mahkemede sürdürüldü. Kuytul, 4 Temmuz 2019 duruşmasında on yedi aydır tutukluydu ve 5 Aralık 2019'da tahliye edildi.

Geriye tek bir soru kalıyor: birbirine düşman dört örgütün adı, adları söylenmeden bir tutuklama kararına nasıl girdi?

İlgili başlıklar: terör örgütü bağlantısı iddiası — dosyadaki TEM, MİT ve KOM belgeleri; terör propagandası iddiası — üyelik düştükten sonra geriye kalan tek itham. Bu sayfadaki bütün tarihler 2012–2019 arasına aittir.

Paylaş

Bizi takip edin

Yeni doğrulamalar yayımlandığında ilk siz görün.