Doğrulama MerkeziAlgı büyütülebilir ama gerçek değişmez
Takip et
Ana sayfa

Terör, Suç Örgütü İftiraları

Terör örgütü propagandası yaptığı iddiası

Asılsız

İddia

Alparslan Kuytul konuşmalarında terör örgütü propagandası yapmıştır.

İddiayı yapan: 30 Ocak 2018 operasyonunun ardından haber yapan yayın organları; itham Temmuz 2018 tarihli iddianamede tek suçlama olarak kaldı30.01.2018

Gerçek

Konu, 30 Ocak 2018 operasyonuyla açılan ve Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen terör dosyasıdır. Temmuz 2018'de hazırlanan iddianamede terör örgütü üyeliği suçlamalarının tamamı geri çekilince geriye tek itham kaldı: terör örgütü propagandası.

Bu ithamı taşıyacak tek bir cümle gösterilemedi. Kuytul'un 4 Temmuz 2019 tarihli savunmasından:

"Bana bir cümle göstersinler, bu 6 konuşmamdan ya da 60 konuşmamdan ya da binlerce konuşmamdan sadece bir cümle göstersinler… PKK veya FETÖ'nün yaptıklarının meşru olduğunu söylediğim bir cümle göstersinler her şeyi kabul etmeye hazırım."

Aksi yöndeki kayıtlar ise dosyaya hiç girmedi. Mahkeme, örgütler aleyhinde yapılmış konuşmaların gönderilmesini emniyetten istedi; aynı savunmaya göre bu konuşmalardan bir tanesi bile gönderilmedi. Oysa kayıtlar gizli değildi, yıllardır yayındaydı.

Dosyaya konulan konuşmalardan biri ise zaten defalarca incelenmişti: Suruç olaylarıyla ilgili konuşma hakkında savcılık iki kez takipsizlik kararı vermiş, üçüncüsünde açılan davadan Kuytul beraat etmişti. Aynı konuşma bu dosyada dördüncü kez gündeme getirildi.

Kuytul, bu dosyada 5 Aralık 2019'da tahliye edildi.

Geriye kalan tek itham

30 Ocak 2018 operasyonunun ardından açılan dosyada ilk suçlama dört terör örgütüne birden üyelikti. Temmuz 2018'de hazırlanan iddianamede üyelik suçlamalarının tamamı geri çekildi ve dosyada tek başına terör örgütü propagandası kaldı. Dosya Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Sıralamanın kendisi bir tuhaflık üretiyor. Kuytul'un ifadesiyle:

"Terörle alakamız olmadığını bile bile terör örgütü üyesi ve terör örgütü propagandası yapmakla suçlamışlar. Bu tutmayınca bu kez savcı asıl iddianameyi hazırlarken terör örgütü üyeliğini iptal etti."

Bir cümle gösterilemedi

Propaganda suçlaması, ortaya konulacak bir söz gerektirir. 4 Temmuz 2019 duruşmasında Kuytul bu sözün gösterilmesini istedi ve karşılığında her şeyi kabul edeceğini söyledi:

"Hâkim bey, bana bir cümle göstersinler, bu 6 konuşmamdan ya da 60 konuşmamdan ya da binlerce konuşmamdan sadece bir cümle göstersinler… PKK veya FETÖ'nün yaptıklarının meşru olduğunu söylediğim bir cümle göstersinler her şeyi kabul etmeye hazırım."

Aleyhte konuşmalar dosyaya girmedi

Bir dosyada nelerin bulunduğu kadar nelerin bulunmadığı da anlam taşır. Mahkeme, örgütler aleyhinde yapılmış konuşmaların gönderilmesini emniyetten istedi. Kuytul'un aynı duruşmadaki beyanına göre, talimata rağmen bu konuşmalardan bir tanesi bile gönderilmedi. Oysa hiçbiri gizli değildi; yıllardır açık kaynakta duruyordu.

Kayıtta duran örneklerden biri, 25 Kasım 2016'da Adana Valilik binasına düzenlenen bombalı saldırının ardından yaptığı açıklamadır:

"Masum insanlar öldürülerek hak aranmaz. Asker, polis öldürülerek hak aranmaz."

Aynı konuşma dördüncü kez

Dosyanın kurulma biçimi de savunmada anlatıldı. Suruç olaylarıyla ilgili konuşması hakkında savcılık iki kez inceleme yapmış ve iki kez takipsizlik kararı vermişti. Üçüncüsünde konu mahkemeye taşındı ve Kuytul beraat etti. Aynı konuşma dördüncü kez, bu kez 11. Ağır Ceza dosyasında gündeme getirildi.

Buna, her celsede dosyaya yeni bir konuşmanın eklenmesi eşlik etti; bir konuşma dosyaya tutuklamadan on dört ay sonra girdi. Kuytul'un itirazı usule ilişkindi: binlerce konuşması var, her duruşmada bir yenisi eklenirse dava hiç bitmez.

Mahkemenin ilk tepkisi

İddianameyi ilk gördüğünde 11. Ağır Ceza Mahkemesi onu iade etti. Savcılığın itirazı üzerine iddianameyi kabul etmek durumunda kaldı. Kabulün ardından mahkeme tefrik kararı verdi ve propaganda dışındaki suçlamalar bakımından görevsizlik kararı vererek dosyanın o kısmını 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi. Dokuz tutuklunun bulunduğu dosyanın duruşma tarihi aylarca belli olmadı.

Konuşmalara bakan başka bir kurum

Vakıflar Genel Müdürlüğü, kendisine yapılan şikâyet başvuruları üzerine hem vakfın denetimini hem de Kuytul'un konuşmalarını değerlendirdi. Müfettişliğin raporu sonradan iddianameye eklendi ve iddianamenin 50. sayfasında yer aldı. Rapordaki değerlendirme şudur: Kuytul'un konuşma ve eylemleri vakıflar mevzuatı açısından suç teşkil eden bir konumda bulunmamaktadır.

Bu bir beraat kararı değildir ve öyle sunulmamalıdır; vakıf denetimiyle sınırlı bir idari değerlendirmedir. Raporun kendisi de burada durmayıp devam ediyor. Önemli olan tarafı şudur: konuşmalara bakmakla görevlendirilen kurum bakmış ve kendi alanında suç teşkil eden bir yön görmemiştir. Aynı belgenin sorumluluk bakımından söyledikleri ayrı bir başlıkta ele alındı.

Dosyanın seyri

Duruşmalar arka arkaya ertelendi. 4 Temmuz 2019'daki celse dördüncü erteleme oldu; Kuytul o gün on yedi aydır tutukluydu ve duruşma 18 Ekim 2019'a bırakıldı. Tahliyesi 5 Aralık 2019'da geldi.

Propaganda ithamından geriye ne bir cümle kaldı ne bir belge. Geriye kalan tek şey, gösterilemeyen bir delilin bir insanı ne kadar süre içeride tutabildiğidir.

İlgili başlıklar: aynı anda dört terör örgütüne üyelik iddiası — bu ithamdan önce gelen ve geri çekilen suçlama; terör örgütü bağlantısı iddiası — dosyadaki TEM, MİT ve KOM belgeleri. Bu sayfadaki bütün tarihler 2016–2019 arasına aittir.

Paylaş

Bizi takip edin

Yeni doğrulamalar yayımlandığında ilk siz görün.