"Kökü dışarıda" ve dış güçlerle irtibatlı olduğu iddiası

Asılsız
İddia
Gerçek
İtham tek cümledir ve belgesizdir: kökü dışarıda. Alparslan Kuytul'un cevabı da tek cümleyle başlar — anası bellidir, babası bellidir, görüştüğü insanlar bellidir — ama orada bitmez.
Kuytul, ithamı ortaya atanı karşılıklı bir bedduaya çağırır. Kendi tarafını baştan yazar: kökü dışarıdaysa belasını kendisi bulsun. Sonra aynısını karşı taraftan ister — öyle bir şey yoksa belayı o bulsun. Ve "ben âmin diyorum, sen de âmin diyor musun?" diye sorar.
Neden belge değil de bu?
Çünkü ortada çürütülecek bir belge yoktur. "Kökü dışarıda" bir iddia değil bir yaftadır: kimin, ne zaman, hangi yapıyla, hangi yolla irtibat kurduğu söylenmez. Söylenmeyen bir şey ispatlanamayacağı gibi çürütülemez de. Geriye tek soru kalır — söyleyen, söylediğinin arkasında kaybetmeyi göze alacak kadar durabiliyor mu?
Bu yöntemin daha önceki bir örneği bu sitede duruyor: 31 Ocak 2018'de Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır bağlantısının "araştırıldığı" yazıldı; ardından ne belge geldi, ne de iddia herhangi bir dosyaya girdi.
Aynı tartışmanın diğer başlıkları
Video, tek bir ithamın değil bir dizi ithamın ve cevaplarının derlemesidir:
- "Kendine ait bir selefilik anlayışı içinde." Cevap: Ehl-i Sünnet'tendir ve Hanefi mezhebindendir. Kuytul aynı yerde selefilerin kendisini ölümle tehdit ettiğini, devletin emniyetinin bu tehdit sebebiyle kendisine defalarca imza attırıp koruma teklif ettiğini hatırlatır.
- "Polise tükürdüler, hakaret ettiler." Cevap: bunca polis kamerası varken bir tek görüntü gösterilemiyor. Kuytul karşı iddiayı ortaya koyar: copla insan döven bir emniyet müdürü vardır.
- "4-5 ay içinde 50'nin üzerinde eylem yaptılar." Cevap: sayı birçok şehrin toplamıdır; her şehirde birkaç basın açıklaması demektir. Ve bir basın açıklamasının sayısı, hakkın kendisini ortadan kaldırmaz.
- "Çocukları ve kadınları öne sürdü." Cevap: kadınların arkasına sığınan bir adam, karşısındakiyle bu kadar uzun bir mücadeleyi zaten göze almazdı.
- "Sosyal medyadaki hesapların yarısına yakını bot." Cevap: hesaplar gerçektir; bot ve mod işini bilen taraf kendisi değildir.
- "Devletin otoritesini ve iradesini sakatlamaya çalışıyor." Cevap: konu bir basın açıklamasıdır. Her yürüyüş ve her basın açıklaması devlet otoritesine başkaldırı sayılacaksa, anayasanın ve kanunların bunlara neden müsaade ettiği sorulmalıdır.
Sözün bittiği yer
Kuytul'un kapanış cümlesi ithamlara değil, ithamı yapan makama dairdir: Süleyman Soylu İçişleri Bakanı oldukça bu ülkeye huzurun, fikir ve ifade hürriyetinin gelmeyeceğini, insanların kendini emniyette hissetmeyeceğini söyler — ve bu muamele sürdükçe iktidarın oy kaybetmeye devam edeceğini ekler.
Videodaki konuşmaların tamamı aşağıdadır.
Videonun tamamı
Aşağıdaki metin videodaki konuşmaların yazıya geçirilmiş hâlidir ve videodaki sırayı takip eder. Video bir derlemedir: itham ve cevap dönüşümlü ilerler. Yalnızca yazıya geçirme sırasında oluşan bariz düşüklükler düzeltilmiş, cümleler olduğu gibi bırakılmıştır.
İtham: Alparslan Kuytul kökü dışarıda bir adamdır.
Ben bu vatanın çocuğuyum. Anam da belli, babam da belli. Görüştüğüm insanlar da belli. Kökü dışarıda olanın da Allah belasını versin. Eğer kökün buradaysa, dışarıda değilse Allah senin belanı versin mi? Kabul ediyor musun? Ben kabul ediyorum. Köküm dışarıdaysa Allah benim belamı versin. Öyle bir şey yoksa Allah senin belanı versin mi? Ben âmin diyorum. Sen de âmin diyor musun?
İtham: Karşımızda hakikaten bir şaklaban var. Yani hakikaten bir şaklaban var.
Yani şaklaban ne demek? Beni tanısan utanırdın bu lafı kullandığına. Bu lafını mahkemeye vereceğim.
İtham: Tükürürler, hakaret ederler. Her türlü şeyi yaparlar.
Bunca polis kamerası var. Bir tane polise tüküren, vuran, söven, hakaret eden bir tane göster. Zaten ondan çıldırıyorsun. Böyle bir şey yapmıyoruz. Senin müdürün elinde copla insanları dövüyor. Copla insanları dövüyor. Güvenlik şube müdürü mü, çevik kuvvet polisi mi belli değil.
İtham: 4-4,5 ay bir zaman dilimi içerisinde 50'nin üzerinde bu eylemleri yapmış.
Şimdi ya 150 gene yaparım, sana ne? Bunun sınırı var mı? Zaten herkesin işi var, gücü var; bu sürekli yapılan bir şey değil. Bu söylediğin şey birçok şehrin toplamı. Bir sürü arkadaşımız var şehirlerde. Herkes kendi bulunduğu şehirde 5 ay içerisinde üç beş defa yapmış olabilir. Sana ne yani? Toplamı 50 olmuş olabilir, 150 olabilir.
İtham: Çocukları ve kadınları öne sürdü.
Biz kadınların arkasına sığınacak korkak adamlar mıyız? Öyle adam olsak senin karşına bu kadar mücadele verir miyim?
İtham: Dünkü sosyal medyanın %45'i bot hesaplar. Yüz binlerce tweet atılmış — bot hesaplardan mı?
Biz bot mod bilmeyiz. Bizim hesaplarımız gerçek hesap. Onu senin trollerin yapıyor.
İtham: Kendine ait bir selefilik anlayışı içerisinde bilmeden konuşuyorsun.
Ne selefiliği? Biz Ehl-i Sünnet'iz. Ben Hanefi mezhebindenim. Bir de bilmeden konuşma, bildiğin konuda konuş. Selefiler beni ölümle tehdit ettiler, DAİŞ. Senin emniyetin gelip bana dört beş defa imza attırdı: ölüm tehdidi var, koruma istiyor musun demişlerdi — ta 2017'de.
İtham: Devletin otoritesini ve iradesini sakatlamaya çalışan bir anlayış ortaya koymaya çalışıyor.
Devlet otoritesi bilmem nesi, nesi deyip duruyorsun ya. Suçunu örtmeye çalışıyorsun. Ne alakası var şimdi devlet otoritesiyle? Bir basın açıklamasıydı be. O zaman her yürüyüş, her basın açıklaması devlet otoritesine başkaldırı mı sayılacak? O zaman neden anayasa ve kanunlar müsaade ediyor? Ne dediğini bilmiyorsun.
Ya Süleyman Soylu bu ülkede İçişleri Bakanı oldukça bu ülkeye huzur gelmez. Bu ülkede fikir ve ifade hürriyeti kalmaz. Bu ülkede insanlar kendini emniyette hissetmez. Bu ülkede insanlar onurlu bir varlık olarak yaşayamaz. İçişleri Bakanı olarak insanlara bu şekilde muamele ettirmeye devam ettiği müddetçe AK Parti oy kaybetmeye devam eder.