Doğrulama MerkeziAlgı büyütülebilir ama gerçek değişmez
Takip et
Ana sayfa

Terör, Suç Örgütü İftiraları

4 Temmuz 2019 tarihli terör duruşmasındaki savunması

Gerçek

Bu sayfa, 30 Ocak 2018 operasyonunun ardından 8 Şubat 2018'de tutuklanan Alparslan Kuytul'un, 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen "terör" dosyasında 4 Temmuz 2019 tarihli duruşmada yaptığı savunmayı aktarır. Duruşma yapıldığında tutukluluğu on yedinci ayındaydı. Dava o celsede dördüncü kez ertelendi ve heyet bir sonraki oturumu 18 Ekim 2019 gününe bıraktı.

Savunmanın merkezinde tek bir soru var: bu dava neden açıldı? Kuytul buna kendi cevabını üç maddede veriyor — İslam medeniyetine dönülmesi gerektiğini savunması, hükümeti eleştirmesi ve derin devletten söz etmesi.

İkinci vurgusu iddianamenin kendi ifadesi üzerine. İddianamenin 18. sayfasında vakfın demeç ve yayınlarında "en büyük amaçlarının İslam Medeniyeti kurmak olduğu" yazılıdır. Kuytul bunu inkâr etmiyor, sahipleniyor:

"Evet, belirtiyorum ve bundan şeref duyuyorum!"

Üçüncüsü mahkemeye yönelttiği delil talebi. Yıllara yayılan konuşmalarının tamamını kastederek tek bir cümle istiyor:

"Bana bir cümle göstersinler… PKK veya FETÖ'nün yaptıklarının meşru olduğunu söylediğim bir cümle göstersinler, her şeyi kabul etmeye hazırım."

Bu içerik bir iddiaya cevap değil, birincil kaynak aktarımıdır. Metin, duruşmada tutulan notlardan çıkarılmış savunma özetine dayanır; mahkeme tutanağının birebir kopyası değildir.

Hangi dosya, hangi tarih

Söz konusu dosya, 30 Ocak 2018 operasyonuyla başlayan ve Alparslan Kuytul'un 8 Şubat 2018'de tutuklanmasıyla süren sürecin "terör" ayağıdır. 4 Temmuz 2019 tarihli duruşma 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü; tutukluluk on yedinci ayına girmişti ve dava o gün dördüncü kez ertelenerek 18 Ekim 2019'a bırakıldı. Aşağıdaki notlar o duruşmadaki savunmadan çıkarılmıştır.

İlk itham ile son iddianame arasındaki fark

Kuytul'un ilk itirazı dosyanın kendi içinde geçirdiği değişimdir. Süreç, Sulh Ceza Hakimliği önünde dört ayrı örgüte üyelik ithamıyla başlamıştı; o aşamada örgütlerin adları bile söylenmemişti. Nihai iddianameye gelindiğinde tablo başkaydı. Buna karşın her celsede dosyaya yeni bir konuşma eklendiğini, bu yüzden davanın kapanmasının mümkün olmadığını anlatıyor.

Somut örneği kendisi veriyor: 4 Temmuz duruşmasından üç ay önceki celsede dosyaya girmiş bir konuşmaya cevap vermiş, ardından on dört ay öncesine ait yeni bir konuşma daha dosyaya eklenmişti. Binlerce kayıtlı konuşması olan bir kişi için bu yöntemin sonu yoktur; her yeni kayıt yeni bir celse, yeni bir erteleme demektir.

Aynı konuşmadan dört kez yargılanmak

Savunmanın en somut hukuki örneği Suruç olaylarına dair konuşmasıdır. Bu konuşma savcılık tarafından iki kez incelenmiş ve iki kez takipsizlik kararı verilmişti. Üçüncü kez mahkemeye taşındığında dava görülmüş ve beraatle sonuçlanmıştı. Aynı konuşma 2019'da dördüncü kez, bu kez 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dosyada gündeme getirildi.

İki takipsizlik ve bir beraat almış tek bir konuşmanın dördüncü kez yargı önüne getirilmesi, dosyanın delil değil süre ürettiğini gösteren en açık işaretlerden biridir. Kuytul'un tespiti de budur: davanın uzaması, hakkındaki şüphenin kamuoyunda canlı kalmasını sağlıyor; dava bitse terör propagandası yapmadığı ortaya çıkacak.

Davanın açılma sebebi: üç madde

Kuytul, kendisine yöneltilen suçlamanın gerçek gerekçesini üç maddede topluyor:

  1. Allah'ın dünyasında Allah'ın dediğinin olması gerektiğini, İslam medeniyetine dönülmesi gerektiğini savunması ve Batı medeniyetini reddetmesi,
  2. hükümeti eleştirmesi,
  3. derin devletin yaptıklarından söz etmesi.

Üçüncü maddeyi bir dönüm noktası olarak işaretliyor: derin devletten bahsetmeye başladıktan sonra başına gelenlerin sıralandığını söylüyor.

İddianamenin 18. sayfası

Savunmanın en dikkat çekici bölümü, iddianamenin bir suçlama olarak yazdığı cümleyi sahiplenmesidir. İddianamenin 18. sayfasında, Adana dışında otuz üç ilde temsilciliği bulunan vakfın demeç ve yayınlarında "en büyük amaçlarının İslam Medeniyeti kurmak olduğu" belirtilir. Kuytul bunu düzeltmeye çalışmıyor:

"Evet, belirtiyorum ve bundan şeref duyuyorum!"

Buradaki hukuki mesele açıktır: bir amacın açıkça ilan edilmiş olması, o amacın suç olduğunu göstermez. Gizlilik, örgütlü suç isnadının temel unsurlarındandır; yıllardır alenen ve yazılı olarak savunulan bir hedef bu tanıma girmez.

Delil talebi ve emniyetin göndermedikleri

Kuytul mahkemeden tek bir şey istiyor: dosyadaki altı konuşmadan, hatta binlerce konuşmasından, PKK veya FETÖ'nün yaptıklarını meşru gösterdiği bir cümle. Böyle bir cümle gösterilirse her şeyi kabul edeceğini söylüyor.

Buna bağlı ikinci bir usul itirazı daha var. Mahkeme, emniyetten Kuytul'un bu örgütler aleyhindeki konuşmalarını istemişti. Kuytul, otuz yıldır bu yapıları eleştirdiğini ve elde bu yönde çok sayıda kayıt bulunduğunu belirterek, talimata rağmen aleyhte tek bir konuşmanın dahi mahkemeye gönderilmediğini söylüyor. Bir dosyada yalnız aleyhteki malzemenin toplanıp lehteki malzemenin dışarıda bırakılması, savunmanın burada işaret ettiği asıl sorundur.

Bu içerik bir iddiaya cevap değildir; hakkında konuşulan kişinin kendi savunmasını kayda geçirir. Metin, 4 Temmuz 2019 duruşmasında tutulan notlardan hazırlanmış özete dayanır ve mahkeme tutanağının yerini tutmaz.

Paylaş

Bizi takip edin

Yeni doğrulamalar yayımlandığında ilk siz görün.