FETÖ ve Gülen Cemaati İddiaları
"Türkçe Olimpiyatları'nı destekledi" iddiası
Asılsız
İddia
Gerçek
Soru Alparslan Kuytul'a 16 Şubat 2014'te soruldu ve cevabı kayıtlıdır. Cevap destek değil, gerekçeli bir itirazdır.
İtiraz üç noktadadır. Birincisi, sahnedeki içeriğin dinen tartışmalı olmasına rağmen tartışılmaz hale gelmesidir. Kuytul, organizasyonu düzenleyenlerden açık bir cümle bekler: bunu haram görüyorlar mı, görmüyorlar mı? İkincisi ve daha ağır olanı, işi kimin yaptığıyla ilgilidir:
"Bu organizeyi bir cemaat yapınca insanlar harama gittiklerini, harama baktıklarını fark etmiyorlar."
"Gazinodakiler bundan daha az tehlikelidir. Çünkü gazinodakiler bunu İslam adına yapmıyor."
Yani mesele bir eğlence programının varlığı değil, o programın İslam adına yapılınca helal görünür hale gelmesidir.
Üçüncüsü ölçütle ilgilidir. O yıllarda organizasyonun başarısı doldurulan stadyumlarla ölçülüyordu:
"Eğer hedef stadyumları doldurmaksa şarkıcıları çağırsaydınız, her zaman dolardı."
Bu sözlerin tarihi önemlidir. 16 Şubat 2014, Türkçe Olimpiyatları'nın devlet töreni gibi izlendiği ve eleştirilmesinin bedeli olan bir dönemdir — sonradan, herkes konuşmaya başladıktan sonra söylenmiş sözler değildir. Destek iddiasını ileri sürenlerin gösterebildiği tek bir katılım, övgü ya da davet kaydı ise bugüne kadar ortaya konmamıştır.
Eleştirinin tarihleriyle birlikte tamamı için: "Gülen'i ancak 15 Temmuz'dan sonra eleştirdi" iddiası.
Soru ne zaman soruldu?
Türkçe Olimpiyatları 2010'lu yılların başında Türkiye'nin en görünür organizasyonlarından biriydi: stadyumlarda yapılıyor, televizyondan canlı yayımlanıyor, devlet erkânı izleyiciler arasında yer alıyordu. Böyle bir dönemde organizasyona itiraz etmek, bugün itiraz etmeye benzemez.
Kuytul'a bu soru 16 Şubat 2014'te soruldu. Cevap kayıtlıdır ve yayındadır.
İtiraz neye?
Cevabın başında organizasyonun geçirdiği değişime dikkat çekilir: önceleri sahneye küçük yaştaki kızlar çıkarılıyordu, sonra yaş büyütüldü. Kuytul'un tespiti şudur: on sekiz-yirmi yaşında bir genç kızın başı ve kolları açık biçimde, müzik eşliğinde, erkeklerden oluşan bir kalabalığa şarkı söylemesine dinen caiz diyebilecek bir âlim yoktur.
Buradan bir çelişki çıkarır. Düzenleyenler bunu haram görmüyorlarsa bunu açıkça söylemelidirler; haram görüyorlarsa ne yaptıklarını açıklamalıdırlar. İki cümleden biri kurulmadıkça, ortada adı konmamış bir mesele kalır.
"Gazinodakiler daha az tehlikelidir" ne demek?
Cevabın en çok yanlış anlaşılan yeri burasıdır, oysa söylenen şey bir kıyaslama değil bir mekanizma tarifidir:
"Gazinodakiler bundan daha az tehlikelidir. Çünkü gazinodakiler bunu İslam adına yapmıyor. Keyif için yapıyor ve günahkâr insanlar oraya günah olduğunu bile bile gidiyor."
Yani gazinoya giden kişi ne yaptığını bilir; ölçüsü bozulmaz. Aynı içerik dindar bir cemaatin elinde ve İslam'a hizmet başlığı altında sunulduğunda ise izleyici ölçüsünü kaybeder. Kuytul'un cümlesiyle, insanlar "harama gittiklerini fark etmiyorlar". Zarar, programın kendisinden çok, dinî ölçünün silinmesindedir.
Buna bir de tepkisizliğin sonucu eklenir: Müslüman çevrelerden itiraz gelmeyince uygulama olağanlaşmış, aynı programı başka biri düzenlese kimsenin aklına gelmeyecek olan caiz olma düşüncesi yerleşmiştir.
Ölçüt stadyum mu?
İkinci itiraz başarı ölçüsünedir. O yıllarda organizasyon konuşulurken doldurulan stadyumlar konuşuluyor, yapılanın dinen uygun olup olmadığı konuşulmuyordu:
"Eğer hedef stadyumları doldurmaksa şarkıcıları çağırsaydınız, her zaman dolardı. Siz insanları stadyumlara, Kur'an'ın mesajını anlatarak mı topluyorsunuz?"
Devamındaki cümle daha da açıktır: madde madde kurulan yurtlara, toplanan paraya ve seferber edilen insana bakıldığında, sonuç yalnızca kalabalık bir stadyumsa bu emeğin karşılığı alınmamış demektir.
"Peygamberimiz olsaydı katılırdı" savunması
O yıllarda organizasyonu savunanların sık kullandığı bir cümle vardı: Peygamber Efendimiz bugün yaşasaydı bu programlara katılırdı. Kuytul bu savunmaya ayrı bir soru-cevap kaydında cevap vermiştir; kayıt bu sayfadaki videolar arasındadır.
Cevabın metnini buraya aktarmıyoruz: elimizde kaydın kendisi var, sözü sözüne dökümü yok. Bu sayfada Kuytul'a ait olduğu gösterilemeyen hiçbir cümle tırnak içine alınmaz — savunmanın cevabını merak eden kaydı dinleyebilir.
Neden "Asılsız" diyoruz?
İddia bir destek iddiasıdır ve destek iddiası, en azından bir katılım, bir övgü cümlesi ya da bir davet gerektirir. Bunların hiçbiri gösterilmemiştir.
Gösterilebilen tek şey tersidir: tarihli, kayıtlı ve gerekçeli bir itiraz. Üstelik bu itiraz, organizasyonun zirvede olduğu ve eleştirenin yalnız kaldığı bir dönemde yapılmıştır. Aynı başlık iki yıl sonra, 4 Şubat 2016 tarihli Furkan Nesli yazısında da hatalar arasında sayılmıştır.
İlgili başlıklar: "Gülen'i ancak 15 Temmuz'dan sonra eleştirdi" iddiası ve "FETÖ'nün ilk yıllarına benziyorlar" iddiası.