Doğrulama MerkeziAlgı büyütülebilir ama gerçek değişmez
Takip et
Ana sayfa

FETÖ ve Gülen Cemaati İddiaları

"Gülen'i ancak 15 Temmuz'dan sonra eleştirdi" iddiası

"Gülen'i ancak 15 Temmuz'dan sonra eleştirdi" iddiası

Asılsız

İddia

Alparslan Kuytul, Gülen hareketini yıllarca eleştirmemiş, ancak 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra, yani eleştirmenin bir bedeli kalmadığı dönemde eleştirmeye başlamıştır.

İddiayı yapan: 15 Temmuz 2016 sonrasında sosyal medyada yaygınlaşan iddia (belirli tek bir isim gösterilmiyor)03.10.2018

Gerçek

İddia şudur: Alparslan Kuytul, Gülen hareketini yıllarca eleştirmemiş, ancak 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra — yani eleştirmenin bir bedeli kalmadığı dönemde — eleştirmeye başlamıştır.

Kayıtlar bunun tersini gösteriyor ve hepsi tarihlidir:

  • 1998 — "Ne Kalplerde Yeriniz Kalır Ne Türkiye'de Bir İsminiz" başlıklı konuşma.
  • 2005 — Adana'da "İman Esaslarımız ve Dinler Arası Diyalog" konferansı.
  • 3 Şubat 2014 — "Hükümet ve Cemaat Tevbe Etmeli!" başlıklı konuşma.
  • 16 Şubat 2014 — Türkçe Olimpiyatları hakkındaki soruya verdiği cevap.
  • 20 Şubat 2014 — "Fethullah Gülen'in izlediği politika nereye varır?" değerlendirmesi.
  • 4 Şubat 2016Furkan Nesli dergisinde "İslam Devleti İçin Çalışmaya Gerek Yok mu?" yazısı.

Listenin tamamı darbe girişiminden öncedir. Dahası bu tarihler, hareketin en güçlü ve eleştirilmesinin en maliyetli olduğu yıllara denk gelir.

3 Şubat 2014 tarihli konuşmanın başlığı ayrıca dikkate değer: "Hükümet ve Cemaat Tevbe Etmeli!" Tarafların birbirine girdiği bir dönemde iki tarafa da aynı cümle kurulmuştur. Bu, sonradan seçilmiş bir taraf değil, o gün alınmış bir mesafedir.

Bu listedeki 16 Şubat 2014 kaydının konusu ayrı bir sayfada ele alınıyor: "Türkçe Olimpiyatları'nı destekledi" iddiası.

İddia neden inandırıcı geliyor?

15 Temmuz 2016'dan sonra Gülen hareketini eleştirmeyen kalmadı. Yıllarca aynı salonlarda görünen, aynı programlara katılan isimler bir anda sert cümleler kurmaya başladı. Böyle bir gürültüde, daha önce söylenmiş sözler duyulmaz hale gelir — ve herkesin sonradan konuştuğu yerde bir kişinin önceden konuşmuş olması da inandırıcı gelmez.

Bu yüzden bu iddianın cevabı yorum değil, tarihtir.

Tarih sırası

Elimizdeki kayıtların en eskisi 1998 tarihli "Ne Kalplerde Yeriniz Kalır Ne Türkiye'de Bir İsminiz" başlıklı konuşmadır. 2005'te Adana'da "İman Esaslarımız ve Dinler Arası Diyalog" başlıklı bir konferans verilmiştir — dinler arası diyalog, o yıllarda hareketin en görünür projesiydi.

2014 Şubatı üç ayrı kayıt taşır: ayın 3'ünde "Hükümet ve Cemaat Tevbe Etmeli!", 16'sında Türkçe Olimpiyatları hakkındaki soruya verilen cevap, 20'sinde "Fethullah Gülen'in izlediği politika nereye varır?" değerlendirmesi. 4 Şubat 2016'da ise Furkan Nesli dergisinde uzun bir yazı yayımlanmıştır.

Sıralamanın anlamı şudur: eleştiri, darbe girişiminden on sekiz yıl öncesine kadar uzanan bir kayıt zincirine sahiptir ve girişimden beş ay önce yazıyla da tekrarlanmıştır.

3 Şubat 2014: başlığın kendisi bir cevaptır

O günlerde tartışma iki kampa bölünmüştü ve herkesten bir taraf seçmesi bekleniyordu. Konuşmanın başlığı bu beklentiye uymaz: "Hükümet ve Cemaat Tevbe Etmeli!" İki tarafa birden söylenmiş bir cümledir.

Bu ayrıntı, iddianın ikinci ayağını da düşürür. Kuytul'un cemaati eleştirmesi bir tarafın yanında saf tutmak olsaydı, aynı gün hükümete de aynı çağrıyı yapmazdı.

2016: eleştirinin muhtevası

4 Şubat 2016 tarihli yazı, "eleştirdi mi eleştirmedi mi" sorusunun ötesine geçer ve neyi eleştirdiğini gösterir. Yazı, Gülen'in İngiltere'de yayımlanan Şarku'l Evsat gazetesine verdiği röportajı satır satır ele alır. İtiraz edilen tez şudur: bir ülkede insanlar dinlerini serbestçe yaşayabiliyorsa İslamî bir devlet kurmaya çalışmalarına gerek yoktur.

Kuytul'a göre bu, dinin toplumsal ve hukukî hükümlerini yok saymaktır; sonuç, Müslümanların sisteme entegre edilmesi ve "ılımlı İslam"ın yerleşmesidir. Aynı yazıda dinler arası diyalog, Türkçe Olimpiyatları ve İsrail ile Amerika'ya yakın duruş da hata olarak sıralanır.

Yani eleştiri, darbe girişiminden sonra herkesin dile getirdiği başlıklardan — okullar, sınav soruları, kadrolaşma — değil, çok daha eskiden beri savunulan bir fikir ayrılığından doğmuştur.

1998 ve 2005 kayıtları için bir not

Bu iki kayıt hakkında elimizde başlık ve tarih var. Konuşmaların muhtevasına dair burada bir iddia ileri sürmüyoruz; söylediğimiz tek şey, bu başlıkların o tarihlerde kayda geçmiş olmasıdır. İddiayı düşüren de zaten budur: 15 Temmuz 2016'dan on sekiz yıl önce bu konuda bir konuşma yapılmıştır.

Neden "Asılsız" diyoruz?

Çünkü iddia bir yorum değil, bir tarih ifadesidir: "ancak 15 Temmuz'dan sonra". Tarih ifadeleri kayıtla sınanır ve bu kayıt mevcuttur. Bir tanesi bile iddiayı düşürmeye yeterken elimizde altı ayrı tarih vardır.

Sözü, yıllar önce kurduğu kendi cümlesiyle kapatmak yerinde olur: "Sen benim kafamı kessen bu kafa yine konuşur."

İlgili başlıklar: "Türkçe Olimpiyatları'nı destekledi" iddiası ve "FETÖ'nün ilk yıllarına benziyorlar" iddiası.

Paylaş

Bizi takip edin

Yeni doğrulamalar yayımlandığında ilk siz görün.