Doğrulama MerkeziAlgı büyütülebilir ama gerçek değişmez
Takip et
Ana sayfa

15 Temmuz

"Darbe sevici bir vakıf" iddiası ve VGM incelemesi

Asılsız

İddia

Alparslan Kuytul önderliğinde faaliyet gösteren Furkan Vakfı darbe sevici bir yapıdır; yeni FETÖ-PDY yapılanmalarının önüne geçmek için bir an önce kapatılmalıdır.

İddiayı yapan: BİMER'e başvuran ve müfettiş raporunda M.Y.E. olarak anılan bir vatandaş11.08.2016

Gerçek

Bu iddia 2016 yazına aittir. Şikâyet 11 Ağustos 2016'da BİMER'e yapılmış; cevabını veren müfettiş raporu ise 30 Ocak 2018 operasyonunun ardından tamamlanan iddianame dosyasından çıkmış ve 26 Ekim 2018'de kamuoyuyla paylaşılmıştır.

Şikâyetin dayanağı, Kuytul'un 15 Temmuz 2016 gecesi tefsir dersinin sonunda yaptığı konuşmanın kırpılmış hâliydi. Başvuru sahibi bu kayda bakarak vakfın darbe yanlısı olduğu sonucuna varmış ve kapatılmasını istemişti.

Şikâyet, vakıfları denetlemekle görevli kuruma — Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne — gitti. Görevlendirilen başmüfettiş, sosyal medyada dolaşan kısa videoyu değil, vakfın kendi kanalında yayımlanan kaydı inceledi. Vardığı sonuç raporda şöyle geçiyor:

… video kaydında suç teşkil eden bir hususa rastlanmamakla birlikte …

Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettiş raporu — iddianame dosyasında BELGE-6

Burada belirleyici olan, cevabın kimden geldiğidir. Ortada vakfın kendi hakkında verdiği bir beyan yok; şikâyeti incelemekle görevlendirilmiş bir devlet müfettişi kaydı izlemiş ve suç unsuru bulamamıştır.

Raporun kaydın tamamından aktardığı bölümler de bunu gösteriyor: konuşmada darbenin İslamî faaliyetlere zarar vermemesi dilenmekte, hükümetin darbeyle devrilmesinden memnun olunmayacağı açıkça söylenmektedir. Kırpılan yerler tam olarak bu cümlelerdir.

Şikâyet ne diyordu?

11 Ağustos 2016 tarihli, 23975 sayılı BİMER başvurusunda bir vatandaş — raporda M.Y.E. olarak anılıyor — Kuytul önderliğinde faaliyet gösterdiğini söylediği Furkan Vakfı'nın darbe sevici olduğunu öne sürmüş ve vakfın acilen kapatılmasını istemiştir. Başvuruda tek bir delil vardır: internette dolaşan video kaydı.

O tarihlerde dolaşan kayıt, darbe gecesi yapılan konuşmanın bir dakikanın altına indirilmiş hâliydi. Bu kısaltmayı izleyen birinin öfkelenmesi anlaşılabilir bir şeydir; sorun izleyende değil, kaydı o hâle getirenlerdedir.

Şikâyeti kim inceledi?

Vakıfların denetimi Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün görevidir. Kuruma ulaşan şikâyetler üzerine görevlendirilen başmüfettiş, incelemesini sosyal medyadaki kısa video üzerinden değil, vakfın kendi kanalında yayımlanan kayıt üzerinden yapmıştır.

Raporun sonucu

… video kaydında suç teşkil eden bir hususa rastlanmamakla birlikte …

Bu cümlenin ağırlığı, kimin ağzından çıktığıyla ilgilidir. Vakıflar Genel Müdürlüğü vakfın dostu ya da avukatı değildir; vakıfları denetlemek, gerektiğinde haklarında işlem başlatmak üzere kurulmuş idarî bir otoritedir. Şikâyette istenen şey de zaten bu otoritenin harekete geçmesiydi. Harekete geçen otorite, incelemesini yapmış ve suç unsuru bulamamıştır.

Rapor bu sonuca varırken kaydın kırpılan kısımlarını da aktarıyor: darbenin İslamî faaliyetlere darbe olmaması dileniyor, hükümet yıllardır tenkit edilmiş olmasına rağmen darbeyle devrilmesinden memnun olunmayacağı söyleniyor, darbenin nereye gideceğinin belli olmadığı belirtiliyor. Sosyal medyaya servis edilen sürümde bu cümlelerin hiçbiri yoktur.

Raporun kendi çizdiği sınır

Belgeyi olduğundan güçlü göstermek istemiyoruz, o yüzden şunu da yazalım: başmüfettiş, değerlendirmesinin ardından kaydın orijinal olup olmadığının, tamamının yayımlanıp yayımlanmadığının ve kayda ekleme ya da çıkarma yapılıp yapılmadığının ancak savcılık incelemesiyle anlaşılabileceğini belirtmiştir. Yani rapor, kendi yetki alanının nerede bittiğini söylemektedir.

Bu ihtiyat kaydı iddiayı geri getirmiyor. Kaydın tamamı yıllardır aynı adreste yayındadır; kırpılan sürümle asıl sürüm arasındaki fark, herhangi birinin birkaç dakikasını ayırmasıyla görülebilir durumdadır.

Neden bu belge önemli?

Çünkü bu sayfadaki cevabı vakfın kendisi vermiyor.

Bir kurum kendi hakkındaki suçlamayı reddettiğinde okuyucu bunu tartar, tartması da doğaldır. Ama kapatılması istenen kurumu denetlemekle görevli devlet müfettişi aynı kaydı izleyip suç unsuru bulamadığını yazdığında, ortada tartılacak iki taraflı bir iddia kalmaz. Şikâyet edilen taraf da, şikâyeti inceleyen taraf da aynı sonuca varmıştır.

Aradaki mesafeye dikkat etmek gerekiyor: 11 Ağustos 2016'da bir vakfın kapatılması istenmiş; aynı kayıt hakkında hazırlanan rapor, suç teşkil eden bir husus bulunmadığını söylemiştir. Buna rağmen kırpılmış video yıllarca dolaşmaya devam etti, raporu ise iddianame dosyası açılana kadar kimse görmedi. İftiranın hızıyla belgenin hızı arasındaki fark, bu sitenin var olma sebebidir.

Aynı dönemde dolaştırılan bir başka kırpılmış kayıt için: "Darbeyi önceden biliyordu" iddiası.

Paylaş

Bizi takip edin

Yeni doğrulamalar yayımlandığında ilk siz görün.