Konferans Engellemeleri ve Baskılar
"Hükümet düşmanı oldukları için engelleniyorlar" iddiası
Asılsız
İddia
Gerçek
Bu cevabın dayandığı metin, 30 Ocak 2018 şafak operasyonundan sonra, 6 Kasım 2018'de yayımlanan vakıf açıklamasıdır. Anlatılan engelleme dönemi 2014-2018 arasıdır.
İddia şunu söylüyor: bu yapının konferansları engelleniyorsa sebebi bellidir, hükümete düşmandırlar. İddianın kendi ölçütüyle bakalım — bir kişi bir iktidara düşmansa, o iktidarın doğrusuna da karşı çıkar.
Kayıt bunun tersini gösteriyor. Aynı hükümetin iki icraatı Alparslan Kuytul tarafından açıkça desteklenmiştir:
"Çözüm süreci başlattılar, takdir ettim, destek verdim. Bu akan kan durmalı. Bu hükümetin en büyük projesi çözüm sürecidir, onu destekledim. En büyük hizmeti başörtüsünü hallettiler, tebrik ettim, takdir ettim."
Tenkitleri ise sayılıdır ve konu bazlıdır: Irak Savaşı sırasında Türkiye'nin ABD'yi desteklemesi, Suriye'de halkın sokağa dökülmeye teşvik edilmesi ve Mısır'da laikliğin tavsiye edilmesi. Üçü de belirli bir dış politika kararına itirazdır; bir iktidarın varlığına değil.
Kendi tarifi de bunu doğruluyor: "Biz muhalefet partisi gibi her şeye muhalefet eden insanlar değiliz. Tenkit ettiğimiz şey de olur, takdir ettiğimiz şey de olur."
Hem tenkit hem takdir eden bir tutum, tanımı gereği topyekûn karşıtlık değildir. Belirli işleri yanlış bulmak ile bir hükümete düşman olmak aynı şey değildir — ve engellemelerin gerekçesi diye öne sürüldüğünde, iddia dayanaksız kalır.
İddia ne işe yarıyor?
Bir konferansın iptali ya da bir salonun kapatılması açıklama gerektirir. "Bu insanlar hükümete düşman" cümlesi, o açıklamanın yerini alacak kadar kısa ve kullanışlıdır: engelleme meşrulaşır, gerekçe sorulmaz. Bu yüzden iddianın doğruluğunu sınamak, engellemelerin gerekçesini sınamakla aynı şeydir.
Ölçüt: düşmanlık nasıl anlaşılır?
Düşmanlık, karşı tarafın yaptığı her şeyi aynı kefeye koyar; doğrusu da yanlışı da reddedilir. Dolayısıyla soru nettir — aynı yıllarda, aynı kürsüden, aynı hükümetin bir kararı için olumlu cümle kurulmuş mudur?
Açıkça desteklenen iki karar
Kurulmuştur. Kuytul'un o dönemde en çok üzerinde durduğu iki icraat, hükümetin kendi icraatlarıdır:
"Çözüm süreci başlattılar, takdir ettim, destek verdim. Bu akan kan durmalı. Bu hükümetin en büyük projesi çözüm sürecidir, onu destekledim. En büyük hizmeti başörtüsünü hallettiler, tebrik ettim, takdir ettim."
Bu iki başlık rastgele seçilmiş küçük ayrıntılar değil; dönemin en tartışmalı ve en görünür kararlarıdır. Hükümete düşman olduğu söylenen kişi, ikisinde de destekleyen taraftadır.
Tenkitler neye dair?
Tenkitler de gizlenmiyor. Ancak sayılıdır ve hepsi belirli bir konuya bağlıdır:
- Irak Savaşı sırasında Türkiye'nin Irak'a karşı ABD'yi desteklemesi,
- Suriye'de halkın sokağa dökülmeye teşvik edilmesi,
- Mısır'da laikliğin tavsiye edilmesi.
Üçünün de ortak yanı dış politika kararı olmasıdır. Hiçbiri bir seçim hesabına, bir partiye ya da bir kişiye yönelmiş değildir. Bir kararı yanlış bulmak için o kararı alanla husumet içinde olmak gerekmez.
"Biz muhalefet partisi değiliz"
Kendisine bu iddia yöneltildiğinde verdiği cevap, aradaki farkı doğrudan tarif eder:
"Biz muhalefet partisi değiliz. Biz İslam namına görüşümüzü ortaya koyuyoruz. Hangi hükümet olursa olsun hakikatleri konuşmak, bir Müslüman olarak bizim vazifemizdir."
Muhalefet partisi, karşı tarafın her adımına itiraz etmekle yükümlüdür; görevi budur. Burada tarif edilen tutum başkadır: kararlar tek tek ele alınır, bir kısmı desteklenir, bir kısmı yanlış bulunur. Ölçü hükümetin kim olduğu değil, kararın kendisidir.
Peki sebep olarak ne söyleniyor?
Kuytul, engellemelerin sebebini kendi cümlesiyle şöyle koyar: "Tüm bunları, Tevhid'i anlattığım ve tenkit ettiğim için yapıyorlar." Bu onun kendi değerlendirmesidir ve sayfa onu bir belge olarak değil, muhatabın kendi açıklaması olarak aktarır. Ancak iddiayı çürüten kısım değerlendirme değil, kayıttır: destek de tenkit de aynı yıllara, aynı hükümete ve aynı kürsüye aittir.
Sıralamanın kendisi de iddiayı zorlar. Engellemeler 13 Aralık 2014'te kayda geçmişken, desteklenen kararlar da aynı dönemin içindedir — yani "önce düşman oldular, sonra engellendiler" diye kurulan basit sıra tutmuyor. Tarihlerin dökümü için: 2014-2018 zaman çizelgesi.
Aynı iddianın engellemelerden bağımsız, daha geniş hâli sitede ayrı bir başlıkta ele alınıyor: "AK Parti Hükümetine Düşmanlık Yapıyor" iddiası. Orada Gezi olayları, 17-25 Aralık operasyonu ve Ensar Vakfı örneği üzerinden aynı ölçüt uygulanıyor.