"Kâbe'ye hakaret edenlere hoşgörü gösterdi" iddiası
Asılsız
İddia
Gerçek
Bu iddia bir takvim hatasına dayanıyor. Alparslan Kuytul'un Boğaziçi Üniversitesi eylemleri hakkındaki açıklaması 9 Ocak 2021 tarihli "Gündeme İslami Bakış" programında yapıldı. İddiaya konu edilen, Kâbe görselinin kullanıldığı olay ise bu açıklamadan sonraki günlerde ortaya çıktı.
Sıralama bu olunca iddia kendiliğinden düşüyor: henüz gerçekleşmemiş bir olaya hoşgörü göstermek mümkün değildir. 9 Ocak 2021'de böyle bir olay yoktu; dolayısıyla o gün söylenen hiçbir cümle o olay hakkında kurulmuş olamaz.
Konuşmanın konusu da başkaydı. Kuytul o programda bir üniversitenin yönetimine atama yapılmasını, seçimle belirlenmesi gereken makamlara kayyum getirilmesini ve ülkenin idari yapısının gittiği yönü konuştu. Kutsal değerlere saygısızlık, o konuşmanın gündeminde hiçbir şekilde geçmiyor.
İddia, iki ayrı zamanda olmuş iki ayrı şeyi üst üste bindirerek kuruldu: ocak ayı başındaki bir siyasi değerlendirme ile günler sonra ortaya çıkan bir olay, tek bir cümleymiş gibi birleştirildi. Furkan Gönüllüleri'nin 6 Şubat 2021 tarihli yazılı açıklaması da bu noktayı ayrıca kayda geçirmiş, iddianın "tamamen çarpıtma" olduğunu aynı gerekçeyle belirtmiştir.
Aynı açıklama üzerinden türetilen diğer iddialar: "LGBT destekçisi" · "Boğaziçi eylemcilerinin yanında saf tuttu"
Takvim
Bu iddia, tek başına takvimle çözülen ender iddialardan biri. Sıralama şöyle:
| Tarih | Ne oldu |
|---|---|
| Ocak 2021 başı | Boğaziçi Üniversitesi'ne Cumhurbaşkanı tarafından rektör atanması üzerine öğrenci eylemleri başlar. |
| 9 Ocak 2021 | Kuytul, "Gündeme İslami Bakış" programında kendisine yöneltilen soru üzerine atamayı ve eylemleri değerlendirir. İddiaya dayanak yapılan konuşma budur. |
| Sonraki günler | Eylemler sırasında, bir grup göstericinin Kâbe görselini kullandığı olay ortaya çıkar. |
| 5 Şubat 2021 | Yeni Akit gazetesi, 9 Ocak tarihli konuşmayı haber yapar. |
| 6 Şubat 2021 | Furkan Gönüllüleri yazılı açıklamasını yayımlar; Kuytul aynı gece programda cevap verir. |
Yani iddiaya konu olan söz, iddiaya konu olan olaydan önce söylenmiştir.
İddia nasıl kuruldu?
Yaklaşık bir ay geçtikten sonra konuşma yeniden gündeme getirildiğinde, arada yaşanan olaylar konuşmanın üzerine bindi. Okuyucu haberi 5 Şubat 2021'de okuduğunda, o güne kadar olan biteni bilerek okuyor; konuşmanın hangi gün ve hangi bilgi ortamında yapıldığını ise haber söylemiyor. Böylece 9 Ocak'ta söylenen bir cümle, sonradan olan bir şeyin savunması gibi görünüyor.
Bu, çarpıtmanın en sessiz biçimidir: yanlış bir cümle uydurmaya gerek yoktur, doğru cümleyi yanlış tarihe koymak yeter.
Yöntemin işlemesi için okuyucunun tek bir şeyi bilmemesi yeterli oluyor: konuşmanın tarihini. Tarih verildiği anda iddia okunamaz hale geliyor — bu yüzden bu sitedeki her içerikte konuşmanın hangi gün yapıldığı, haberin hangi gün çıktığı ve belgenin hangi tarihi taşıdığı ayrı ayrı yazılıyor.
Belge
Konuşmanın konusu neydi?
Kronoloji bir yana bırakılsa bile iddia ayakta duramaz, çünkü 9 Ocak 2021 tarihli konuşmanın konusu kutsal değerler değildi. Konuşulanlar şunlardı: seçimle belirlenmesi gereken bir makama atama yapılması, benzer uygulamaların daha önce vakıf ve belediyelerde görülmüş olması, üniversite kapısına vurulan kelepçe ve polisiye sertliğin artması. Bunların hiçbiri, bir sembole yönelik saygısızlıkla ilgili bir hüküm cümlesi içermez.
Kuytul'un kutsal değerlere saygısızlık konusundaki tutumu ise ayrıca merak edilecek bir şey değil; yıllara yayılan derslerinde ve konuşmalarında kayıtlıdır. İddia, bu kayıtlara bakmak yerine, konusu bambaşka olan tek bir programı dayanak göstermeyi tercih ediyor.
Neden "Asılsız"?
Çünkü iddianın doğrulanabilir hiçbir tarafı yok. Ortada Kuytul'un o olay hakkında kurduğu tek bir cümle bile bulunmuyor — ne olumlu, ne olumsuz. İddia, olmayan bir cümlenin varlığı üzerine kurulmuş; dayandırıldığı konuşma ise olaydan günler önce yapılmıştır.
Bir iddianın çürütülmesi için çoğu zaman saatlerce kayıt dinlemek, konuşmanın öncesini ve sonrasını karşılaştırmak gerekir. Burada buna bile gerek kalmıyor: yan yana konmuş iki tarihe bakmak yeterli oluyor.
Aynı açıklamadan türetilen diğer iddialar: "LGBT destekçisi" · "Boğaziçi eylemcilerinin yanında saf tuttu"