Doğrulama MerkeziAlgı büyütülebilir ama gerçek değişmez
Takip et
Ana sayfa

15 Temmuz

Şikâyet edilen konuşmaların suç teşkil ettiği iddiası

Şikâyet edilen konuşmaların suç teşkil ettiği iddiası

Asılsız

İddia

Alparslan Kuytul'un vakfın kanalında yayımlanan konuşmaları halkı isyana teşvik etmekte, Cumhurbaşkanı'na hakaret içermekte ve darbe yanlısı bir tutum ortaya koymaktadır; bu sebeple vakıf kapatılmalıdır. İddiayı yapan: 2016 yazında BİMER üzerinden başvuran vatandaşlar (21 Temmuz 2016 tarihli iki dilekçe ve 11 Ağustos 2016 tarihli bir dilekçe)

Gerçek

Bu iddia 2016 yazına, yani 30 Ocak 2018 operasyonundan bir buçuk yıl öncesine aittir. Temmuz ve Ağustos 2016'da BİMER üzerinden yapılan başvurularda Alparslan Kuytul'un vakfın kanalında yayımlanan konuşmaları şikâyet edildi; başvuranlar konuşmaların halkı isyana teşvik ettiğini, Cumhurbaşkanı'na hakaret içerdiğini ileri sürdü ve vakfın kapatılmasını istedi.

Başvurular Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne düştü. Müfettişler internette dolaşan kesitlerle yetinmedi; kayıtların aslını incelediler. Rapora yazdıkları şunlardır:

  • Vakfın kanalındaki video kaydında suç teşkil eden bir hususa rastlanmamıştır.
  • Şikâyete konu konuşma, Cumhurbaşkanı'na bazı hususlarda önceden tedbir alınması gerektiğini söyleyen uyarıcı nitelikte bir konuşmadır; kötü niyetle veya hakaret içeren bir nitelikte değildir.
  • Şikâyetlerin dayandığı görüntülerde konuşmanın yalnızca bir bölümü ön plana çıkarılmış ya da yalnızca o bölüm yayımlanmıştır; kesilmiş hâlleri internette dolaşmaktadır.

En açık delil şikâyetçilerden birinden geldi. 21 Temmuz 2016'da başvuran vatandaş, kaydın kırpılmamış hâlini izledikten sonra 29 Temmuz 2016'da şikâyetini geri çekti ve gerekçesini kendisi yazdı: videonun bazı bölümlerinin kesilip çıkarıldığını, anlatılmak isteneni yansıtmadığını fark etmişti.

Rapor bir noktayı ayrıca belirtir: kaydın suç teşkil edip etmediğine dair nihai değerlendirme savcılıkların yetkisindedir. Müfettişlik yetkisini aşan bir aklama yapmamış, kendi alanında bakabildiği kadarına bakmış ve suç görmemiştir. Bu ölçülü dil, raporun sonucunu zayıflatmaz — tersine, sonucun ısmarlama olmadığını gösterir.

Şikâyetler neydi?

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen ardından, Furkan Vakfı ve Alparslan Kuytul hakkında BİMER üzerinden birbirine benzeyen başvurular yapıldı. Vakıflar Genel Müdürlüğü teftiş raporu bunlardan üçünü kayıt numaralarıyla birlikte aktarıyor:

  • 21 Temmuz 2016 — Başvuran İ.A., vakfın darbeyle alakası olduğunu düşündüğünü, hocalarının yayımladığı videolarda halkı isyana teşvik ettiğini yazdı ve konunun araştırılmasını istedi.
  • 21 Temmuz 2016 — Başvuran N.A., 1 Temmuz 2016'da paylaşılan bir konuşmada geçtiğini söylediği "Erdoğan'ın kalemi kırılmıştır" sözünü şikâyet etti ve Kuytul'un darbeyi önceden bilip bilmediğini sordu.
  • 11 Ağustos 2016 — Başvuran M.Y.E., vakfı darbe yanlısı olarak niteledi ve acilen kapatılmasını istedi.

Müfettişler ne yaptı?

Başmüfettişlik önce başvuruları teyit etti: 16 Ağustos 2016 tarihli yazıyla başvuranlardan birine ulaşıldı, ilgili kişi 23 Ağustos 2016'da PTT aracılığıyla cevap vererek başvurunun kendisine ait olduğunu bildirdi.

Ardından esas iş yapıldı. Sosyal medyada dolaşan kesitler değil, vakfın kendi sitesinde ve kanalında yer alan kayıtların dijital örnekleri rapora ek yapıldı ve asılları değerlendirildi.

Vakıflar Genel Müdürlüğü teftiş raporunun, vakfın kanalındaki video kaydında suç teşkil eden bir hususa rastlanmadığını yazan bölümünün taraması
Teftiş raporunun, 11 Ağustos 2016 tarihli başvuruyu ve video kaydının değerlendirmesini içeren bölümü. İşaretli satırda şu ifade geçiyor: video kaydında suç teşkil eden bir hususa rastlanmamakla birlikte…

Rapor ne yazdı?

Darbe girişiminden sonra yapılan konuşma için raporda, Kuytul'un darbeden memnun olmadığını söylediği bölüm aktarılıyor:

"Biz her ne kadar bu hükümeti baştan beri tenkit ettiysek de darbeyle devrilmiş olmalarından memnun olmayız, bu darbenin nereye gideceği belli olmaz."

Müfettişliğin bu kayda ilişkin kanaati açıktır: video kaydında suç teşkil eden bir hususa rastlanmamıştır. Yani vakfı "darbe yanlısı" olmakla suçlayan başvuru, şikâyet ettiği kaydın kendisi tarafından çürütülmüştür.

İkinci kayıt, "Erdoğan'ın kalemi kırılmıştır" sözünün geçtiği konuşmadır. Rapor burada iki şey söylüyor. Birincisi, konuşmanın yalnızca o bölümünün ön plana çıkarıldığı ya da yalnızca o bölümün yayımlandığı videoların internette dolaştığı ve çok sayıda kişinin bu hâli görerek rahatsız olduğu. İkincisi, kaydın aslı değerlendirildiğinde ortaya çıkan sonuç:

Teftiş raporunun, konuşmanın uyarıcı nitelikte olduğunu ve kötü niyet ya da hakaret içermediğini belirten bölümünün taraması
Raporun aynı bölümü: konuşma, Cumhurbaşkanı'na bazı hususlarda önceden tedbir alınması gerektiği yönünde uyarıcı niteliktedir; kötü niyetle veya hakaret içeren bir nitelikte değildir.

Şikâyetini geri çeken vatandaş

Bu dosyanın en açıklayıcı belgesi bir resmî rapor değil, bir vatandaşın kendi dilekçesidir. 21 Temmuz 2016'da şikâyette bulunan N.A., aradan sekiz gün geçtikten sonra BİMER'e yeniden yazdı. İlk başvurusunu olduğu gibi tekrarladıktan sonra şunu ekledi: videonun tamamen kurgu olduğunu, bazı bölümlerinin kesilip çıkarılması suretiyle anlatılmak isteneni yansıtmadığını 29 Temmuz 2016'da fark etmiş ve şikâyetini geri çekmişti.

21 Temmuz 2016 tarihli BİMER şikâyetinin metni ile aynı vatandaşın şikâyetini geri çektiği ikinci başvurunun yan yana konmuş taraması
Solda 21 Temmuz 2016 tarihli ilk başvuru, sağda aynı vatandaşın geri çekme dilekçesi. Geri çekme gerekçesi metnin içinde yazılı: kaydın kırpılmış olduğunu 29 Temmuz 2016'da fark etmiş.

Kayıtların nasıl kırpıldığı ayrı bir başlığın konusu. Burada önemli olan tek şey şudur: şikâyeti üreten, konuşmanın kendisi değil kesilmiş hâliydi. Aslını gören kişi şikâyetinden vazgeçti.

Bu belge neden önemli?

Çünkü 2018'de aynı konuşmalar yeniden gündeme geldi ve bu kez terör örgütü propagandası suçlamasının gerekçesi yapıldı. Oysa aynı kayıtlar 2016'da devletin kendi teftiş organı tarafından incelenmiş, suç görülmemiş ve bu değerlendirme rapora geçmişti. Rapor da sonradan iddianameye eklendi — yani dosyayı hazırlayan makamın elinde vardı.

Raporun kendi çekincesini de yazmak gerekiyor: müfettişlik, kaydın suç teşkil edip etmediğine, orijinal olup olmadığına ve tamamının yayımlanıp yayımlanmadığına dair nihai değerlendirmenin savcılıkların yetkisinde olduğunu ayrıca belirtiyor. Bu cümle raporu zayıflatmıyor; aksine sınırını bilen bir metin olduğunu gösteriyor. Sınırını bilen bir metnin kendi alanında "suç yok" demesi, sonuca varmaya hevesli bir metnin aynı şeyi söylemesinden daha ağır basar.

Bu sayfa 2016 yazındaki başvurulara ve Vakıflar Genel Müdürlüğü teftiş raporuna aittir; 30 Ocak 2018 operasyonuyla açılan dosyadan ayrıdır. Devam eden başka bir yargı süreciyle de karıştırılmamalıdır. İlgili sayfa: vakfın işlerinden Alparslan Kuytul'un sorumlu olduğu iddiası.

Paylaş

Bizi takip edin

Yeni doğrulamalar yayımlandığında ilk siz görün.