"Darbeye karşı meydanlara çıkmadı" iddiası
Kısmen doğru
İddia
Gerçek
15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından Temmuz–Ağustos 2016 boyunca meydanlarda "demokrasi nöbetleri" tutuldu. Furkan Hareketi bu nöbetlere katılmadı; iddia buradan doğuyor.
Katılmadıkları doğru. Ancak meydana çıkılmadığı doğru değil.
21 Temmuz 2016 Perşembe günü, darbe girişiminden altı gün sonra, Adana'da yüzlerce kişinin katıldığı darbe karşıtı bir program yapıldı. Miting için izin istenmiş, izin verilmeyince aynı program miting tarzında bir basın açıklamasına çevrilmiştir. Alparslan Kuytul burada yaklaşık yarım saat konuştu.
Kuytul'un kendi ifadesiyle:
"Darbelere karşı olunduğu sadece meydanlara çıkmakla mı ifade edilir? Miting yapacaktık izin vermediler, miting tarzında bir basın açıklaması yaptık."
Bu etiket neden "Kısmen doğru"?
Doğru olan kısım şu: demokrasi nöbetlerine katılmadılar ve bunu hiç saklamadılar. İtirazları darbeye karşı çıkmaya değil, tepkinin "demokrasi nöbeti" adıyla anılmasınaydı — kendi ölçütlerinin demokrasi değil İslam olduğunu söylüyorlar.
Ancak bu bir kusur değil. Bir tepkinin hangi ad altında verileceğini seçmek, o tepkinin varlığını ortadan kaldırmaz. Aynı hafta içinde kendi meydan programlarını yaptılar, gerekçeyi de aleni olarak söylediler. İddianın yanlış tarafı tam burada: bir üslup tercihini, darbeye karşı olmamak gibi göstermesi.
21 Temmuz 2016: izin verilmeyen miting, yapılan meydan programı
Darbe girişiminden altı gün sonra, 21 Temmuz 2016 Perşembe günü Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı Adana'da darbe karşıtı bir program düzenledi. Önce miting için başvuruldu, izin çıkmadı. Bunun üzerine aynı program miting tarzında bir basın açıklamasına dönüştürüldü ve yüzlerce kişinin katılımıyla yapıldı. Alparslan Kuytul kalabalığa yaklaşık yarım saat hitap etti.
Meydanda ne yazıyordu?
Programın fotoğrafları kayıtlıdır ve taşınan dövizler tartışmayı büyük ölçüde bitirir: "Darbelere karşıyız", "Darbeler İslami hareketi engelleyemez", "Darbe zulümdür, zulme karşıyız". Pankartta "Furkan Hareketinin erleri darbelere karşı meydanlarda" yazmaktadır.
Tepki 21 Temmuz'da başlamadı
Bu program, gecikmiş ya da tek seferlik bir jest değildi. Sıralama şöyledir: darbe girişimi 15 Temmuz 2016 gecesi haber verildiğinde Kuytul canlı yayında darbeden razı olmadığını söyledi; yaklaşık üç saat sonra darbeyi reddeden ilk yazılı mesaj paylaşıldı; 21 Temmuz 2016'da da meydan programı yapıldı.
Yani "meydanlara çıkmadı" iddiası, en fazla bir haftalık tepki zincirinin tek bir halkasını — üstelik gerçekleşen halkasını — konu ediyor.
İtiraz nereye?
Meydanlardaki tepkinin adı "demokrasi nöbeti", orada hayatını kaybedenlerin adı "demokrasi şehidi" olarak konmuştu. Kuytul'un ayrıldığı nokta budur: darbe karşıtlığının kendisi değil, hangi gerekçeyle dile getirildiği.
"Darbelere karşıysak, demokrasi darbelere karşı olduğu için değil, İslam buna müsaade etmediği içindir. Bizim kriterimiz İslam'dır."
Yani darbeye itiraz ediliyor, fakat itirazın dayanağı olarak demokrasi değil İslam ve adalet gösteriliyor. Bu bir gerekçe farkıdır; tepkinin varlığıyla ilgili değildir.
İkinci sebep
Kuytul'un anlattığı ikinci gerekçe pratiktir: o günlerde meydanların bir siyasi partinin seçim meydanı görünümüne bürünmüş olması ve orada gerginlik çıkma ihtimali. Kendi cemaatiyle birlikte oraya gitmenin olay çıkmasına yol açabileceğini düşündüğünü söylüyor. Bu değerlendirmeye katılmak zorunda değilsiniz; ancak bu, "darbeye karşı değildi" cümlesini desteklemez.
Darbe karşıtlığı yalnız o haftaya ait değil
Ağustos 2016'da, darbe girişiminin üzerinden yaklaşık yirmi beş gün geçtikten sonra yapılan röportajda darbelerin neden reddedildiği ayrıntılı olarak anlatılmıştır: darbe, seçilmişlerin yetkisinin silah zoruyla gasp edilmesidir; toplumsal değişim yasasına aykırıdır; ve her darbenin ardından kurulan düzen İslamî faaliyetleri önce kısıtlamış, sonra yasaklamıştır. Konunun bütünü için: "darbeden medet umdu" iddiası.
Neden "Asılsız" demiyoruz?
Diyebilirdik. "Meydana çıktı, işte 21 Temmuz 2016 fotoğrafları" cümlesi kurulabilir ve doğru da olurdu.
Ama iddiayı dile getiren kişinin kastettiği şey genellikle o program değil, demokrasi nöbetleridir — ve o nöbetlere katılmadıkları doğrudur. Bunu görmezden gelip "tamamen asılsız" demek, okuyucudan bilgi saklamak olurdu.
Bu yüzden etiket "Kısmen doğru". Doğru olan kısım, tepkinin hangi ad ve gerekçeyle verileceğine dair açıkça savunulan bir tercihtir. Yanlış olan kısım, bu tercihin darbeye karşı olmamak diye aktarılmasıdır.