Atatürk'e hakaret ettiği iddiası

Asılsız
İddia
Gerçek
Bu dava, Kuytul'un 8 Şubat 2018'de başlayan tutukluluğu sırasında açıldı ve Adana 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/472 esas sayılı dosyasında görüldü. Suçlama, bir konuşma nedeniyle Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret etmekti. Bu dosya, 30 Ocak 2018 operasyonuyla açılan terör dosyasından ayrıdır.
Cezaevindeyken kendisinden söz konusu konuşma hakkında savunma istendi. Önüne konan şey konuşmanın yazıya dökülmüş hâliydi. SEGBİS ile savcılığa verdiği ilk ifadede tek bir şey söyledi:
"Bu konuşma bana ait değil."
Kaydın emniyetten istenmesini talep etti. Kayıt bulundu ve dosyaya kondu. CD incelendiğinde konuşmayı yapan kişinin Kuytul olmadığı görüldü; bu, bilirkişi raporuyla da tespit edildi.
Buna rağmen savcılık dosyayı mahkemeye taşıdı ve dava açıldı.
6 Şubat 2020 tarihli duruşmada mahkeme beraat kararı vermedi; görüntü ve ses kaydının kriminal inceleme için Ankara'ya gönderilmesine ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi. Kuytul o tarihte tahliye olmuştu — 5 Aralık 2019'da serbest bırakılmıştı.
İddianın asılsızlığı bir yorum meselesi değil. Konuşanın kim olduğunu görmek için dosyadaki kaydı izlemek yeterliydi.
Hangi dosya, hangi dönem?
Bu içeriğin konusu, Adana 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/472 esas sayılı dosyasıdır. Suçlama, bir konuşma nedeniyle Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret etmektir.
Dosya, 30 Ocak 2018 operasyonuyla açılan ve ağır ceza mahkemesinde görülen terör dosyasından ayrıdır; iki süreç birbirine karıştırılmamalıdır. Ortak olan tek şey zamanlamadır: soruşturma, Kuytul'un 8 Şubat 2018'de başlayan tutukluluğu sırasında yürütüldü.
İlk ifade: bu konuşma bana ait değil
Cezaevindeyken kendisinden bu konuşma hakkında savunma istendi. Kendisine gösterilen şey konuşmanın görüntüsü değil, yazıya dökülmüş metniydi. SEGBİS ile savcılığa verdiği ifadede konuşmanın kendisine ait olmadığını söyledi ve kaydın emniyetten istenmesini talep etti.
Bu, ispatı en kolay savunmadır: konuşmanın kaydına bakılır, konuşan kişinin kim olduğu görülür. Kuytul'un yüzü ve sesi milyonlarca kişi tarafından tanınan bir yüz ve sestir.
Bilirkişi ne dedi?
Kayıt bulundu ve dosyaya kondu. CD incelendiğinde konuşmayı yapan kişinin Kuytul olmadığı görüldü. Bu tespit bilirkişi raporuyla da ortaya kondu.
Normal seyrinde bir soruşturmanın burada bitmesi beklenirdi: isnat edilen fiili başkası işlemiş, şüpheliyle bağlantısı yok. Savcılık bunun yerine dosyayı mahkemeye taşıdı.
Savunma: derhal beraat talebi
Kuytul'un avukatı Adem Tural, 16 Aralık 2019 tarihli dilekçesinde derhal beraat kararı verilmesini istedi. Dilekçenin dayandığı noktalar şunlardı:
- Dosyadaki CD incelendiğinde konuşmacının başka biri olduğu açıkça görülmektedir; internette Kuytul'un adı aratılıp çıkan fotoğraflarla karşılaştırmak bile yeterlidir.
- Delilleri incelemeden ve isnat edilen fiili şüpheliyle ilişkilendirmeden hazırlanan bir iddianame, kişinin lekelenmeme hakkını ihlal eder. Dilekçe bu noktada Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 25 Mart 2015 tarihli kararına dayanıyordu.
- Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 193/2. maddesine göre mahkûmiyet dışında bir karar verilecekse sanığın sorgusu yapılmadan da karar verilebilir; yani derhal beraat için duruşmaların sürdürülmesi gerekmez.
- Aynı kanunun 223/9. maddesine göre derhal beraat koşulları varsa durma, düşme ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.
Dilekçenin özü tek cümleyle özetlenebilir: dosyanın içindeki kaydı izlemek, davanın konusuyla sanığın hiçbir alakası olmadığını görmeye yeter.
6 Şubat 2020 duruşması
Mahkeme beraat kararı vermedi. Görüntü ve ses kaydının kriminal inceleme için Ankara'ya gönderilmesine, gelecek sonuca göre yargılamanın sürdürülmesi için duruşmanın ertelenmesine karar verdi.
Kuytul o tarihte tutuklu değildi; 5 Aralık 2019'da tahliye edilmişti. Yani karar, bir tutukluluğun uzatılması sonucunu doğurmadı — doğurduğu sonuç, konuşanın kendisi olmadığı zaten tespit edilmiş bir kişinin sanık sıfatını taşımaya devam etmesiydi.
Neden bu sayfa var?
Çünkü bir iddianın ömrü, çürütüldüğü anda bitmiyor. Bu dosyada iddia, henüz dava açılmadan önce çürütülmüştü; buna rağmen dava açıldı, duruşma yapıldı ve süreç uzadı. Arada geçen zamanda ise haberlerde kalan cümle şuydu: hakkında Atatürk'e hakaretten dava açıldı.
Bu sayfadaki tarihler 2018-2020 dönemine aittir ve bugün devam eden ayrı bir yargı süreciyle karıştırılmamalıdır. 6 Şubat 2020 duruşmasından sonraki gelişmeler bu sayfanın kapsamı dışındadır.