33 içerik
Furkan Haber'e göre daha önce aranan ve suç unsuru bulunmayan Furkan Nesli binası yeniden arandı; mensupların hâzirûn sıfatıyla girmesine izin verilmedi.
Furkan Haber'e göre Adana'nın sıcağına rağmen temel malzemeler verilmedi; kronik rahatsızlığı olan bazı kişilere reçeteli ilaçları da teslim edilmedi.
Furkan Haber'e göre 19 Ağustos sabahı eve gelen ekiplerin elinde resmi gözaltı kararı yoktu; direnç ve asayiş tehlikesi yokken Kuytul kelepçelendi.
Furkan Hareketi'nin 2026 operasyonuna dair açıklaması: aramalardan suç unsuru çıkmayınca dosyanın, harekete husumeti bilinen kişilerin beyanlarıyla ve mahkemelerde daha önce çürütülmüş iddialarla doldurulduğu söyleniyor.
22 Ağustos 2026'da paylaşılan iddiaya göre soruşturma dosyasında yönetim kadrosunun FETÖ/PDY irtibatlarını gösteren bir tablo var. Dosyanın avukatı iki gün sonra, paylaşımı dosyanın savcısına gösterdiğini ve savcının "dosyada kesinlikle bu şekilde bir liste yok" dediğini aktardı.
23 Temmuz 2019'da AA üzerinden yayılan rakam, Temmuz 2019 iddianamesindeki sevk maddelerinin üst sınır toplamıdır; mahkemenin verdiği bir ceza değildir.
Dosya, 22 Nisan Adana ve 29 Mayıs Erzin müdahalelerinde halkın kin ve nefrete teşvik edildiğini söylüyor; o günlerde ezilmiş tek bir çiçek, atılmış tek bir taş gösterilemedi.
7 Şubat 2018'de durdurulan bir otomobilde vakfın kendi dergileri ve el kitapları bulundu; haber bunu "kaçırma" diye yazdı, malzemeler yere serilip fotoğraflandı.
Vakfa ait kaçak yurt denilerek mühürlenen yerler, Millî Eğitim raporları ve mahkeme kararlarıyla birer mesken çıktı; mühürler kaldırıldı, evler yeniden açıldı.
Kazanç amacı yok, yaptırım yok, gizlilik yok, mağdur yok. 22 Ocak 2019'da görülmeye başlayan dosya, suç örgütü tanımının tek bir unsurunu bile karşılamıyor.
25 Kasım 2016'da Adana Valiliği'ne yapılan saldırıdan sonra "masum insanlar öldürülerek hak aranmaz" diyen isim, iki yıl sonra dört ayrı terör örgütüyle birlikte anıldı.
22 Nisan 2017 sonrası röportajı: engellemelerin arkasında gördüğü yapıyı nasıl tarif ettiği ve olanı neden yalnızca hükümete bağlamadığı.
Yasakların gerekçesi hep güvenlikti. Oysa yüzlerce konferansta bir cam kırılmadı, izin verilen 29 Mayıs 2016 mitingi olaysız bitti, 22 Nisan 2017'de tek taş atılmadı.
21 Mayıs 2020 gecesi Adana'da yaşananlar, sekiz gün sonra düzenlenen forumda olayı yaşayan yedi kişinin kendi anlatımıyla kayda geçti.
O tarihte cami de avlusu da kapalıydı ve kimse içeri girmedi. Kapalı mekânda gizlice kılınan bir namaz yok; sokakta engellenen bir namaz var.
İnsanlar teravih için değil, darp edilip gözaltına alınan arkadaşları için toplandı. Sabah dokuza kadar süren beklemede tek bir taşkınlık yaşanmadı.
21 Mayıs 2020 gecesi Adana'da beş altı kişi parkta teravih kılmak istedi, polis yasak deyince ayrıldı. Darp parkta değil, ayrıldıkları sırada yolda başladı.
Olay saatinde Adana'nın başka bir ucunda iftardaydı; parka gidenlerin kararından haberi yoktu, olay yerine ancak gözaltıları duyduktan sonra geldi.
Gözaltına alınanlar adli tıp ve hastane raporu aldı, görüntülerde ters kelepçeli insanlara vurulduğu görünüyor. Karşı tarafta böyle bir kayıt yok.
Haberin kendi görüntüsünde saflar arasında yaklaşık bir buçuk metre var. Üstelik ekranda gösterilen namaz teravih değil, ertesi sabah kılınan sabah namazıdır.
Parkta namazın yasak olduğunu polisten öğrendiler ve ayrıldılar; valiliğin kararı hiçbir aşamada gösterilmedi. Gecenin sonunda verilen tek belge bir hıfzıssıhha para cezasıdır.
22 Nisan 2017'de Adana'da müdahale, Kuytul daha yola çıkmadan başlamıştı: parka erken gelen birkaç yüz kişiye gaz, tazyikli su ve plastik mermi kullanıldı.
Valiliğin yasak kararı gerçekten vardı; ancak karar o konferansa ilişkindi. Basın açıklamasının konusu ayrıydı, Adana'da açıklama izne bağlı değildi ve seçilen park yasaklı yerler listesinde yoktu.
Kararın öznesi bir salon değil bir vakıf ve onunla irtibatlı sayılan kişilerdi, alanı il geneliydi, bitiş tarihi yoktu. Sahada da dar değil geniş uygulandı.
Vakfın merkezi, Alevi nüfusun yoğun yaşadığı Adana. Yirmi iki yılda iki taraf arasında tek bir olay yok; Alevi kökenli katılımcılar da harekette.
İddia bir cümleye değil izlenime dayanıyor. Karşısında 1995'ten 2015'e uzanan ders ve konferans başlıkları var: Rasulullah Sevgisi, Hz. Peygambere İtaat, Bir Model Olarak Hz. Peygamber.
Engellemeler 30 Ocak 2018 operasyonuyla başlamadı: ilk açıklama 13 Aralık 2014'te yayımlandı, ardından 2016 İskenderun ve 2017 Adana geldi.
Demokrasi nöbetlerine katılmadıkları doğru. Ancak 21 Temmuz 2016'da yüzlerce kişiyle darbe karşıtı bir meydan programı yaptılar; itiraz darbeye değil, tepkinin adınaydı.
22 Ocak 2019 dosyasında dolandırıldığını söyleyen tek bir kişi yok; iddianame ise giderlerin az gösterildiğini yazarak kendi dolandırıcılık mantığını çürütüyor.
Dosyadaki CD incelendiğinde konuşanın Kuytul olmadığı bilirkişi raporuyla tespit edildi; dava yine de açıldı ve 6 Şubat 2020'de beraat yerine erteleme kararı verildi.
"Mahzen" denilen yer, 2014'te SODES desteğiyle açılan, girişinde tabelası bulunan ve operasyondan bir ay önce olumlu teftiş raporu almış bir etüt merkezidir.
31 Ocak 2018 tarihli haber bir bağlantı bulunduğunu değil "araştırıldığını" yazdı; ardından ne belge geldi ne de iddia herhangi bir dosyaya girdi.
Bir kişinin Furkan Gönüllülerini taciz etmesine tepki gösteren bir vatandaşın "yol kesen" olarak lanse edilmesi.
Yeni doğrulamalar yayımlandığında ilk siz görün.