Dolandırıcılık yapıldığı iddiası

Asılsız
İddia
Gerçek
Suçlama, 22 Ocak 2019'da görülmeye başlanan dosyaya aittir. 30 Ocak 2018 operasyonuyla açılan süreçte terör suçlamaları yürümeyince iddianame değişti; yeni iddianamede suç örgütü kurmak ve dolandırıcılık suçlamaları yer aldı.
Dolandırıcılık, unsurları belli bir suçtur: aldatılmış bir mağdur ve el değiştirmiş bir menfaat gerekir. Bu dosyada ikisi de yoktur.
- Mağdur yok. Operasyon ülke gündemine oturduğu hâlde, vakfın kendisini şu tarihte dolandırdığını söyleyen tek bir kişi çıkmamıştır.
- Menfaat yok. Dosyadaki MASAK raporuna göre yargılananların hesap hareketlerinde kaynağı açıklanamayan hiçbir artış bulunmamıştır.
Bursların gerçekte ödenmediği iddiası, burs alan öğrencilerden birinin tanık olarak dinlenmesiyle aynı gün çözülebilirdi. Öğrencilerin listesi vakıf kayıtlarındaydı ve o kayıtlara aramada el konulmuştu. Yine de tek bir öğrenci dinlenmedi.
Kayıtlarda görünmediği söylenen demirbaşlar ise vakfın mülkü değildir; kullanım hakları sözleşme karşılığında vakfa devredilmiş eşyalardır. Sayılarının çokluğu, insanların kendi ceplerinden malzeme alıp getirdiğini gösterir.
İddianame son olarak kendi kendisiyle çelişir: birçok yerinde vakfın giderlerinin az gösterildiği yazılıdır. Oysa dolandırıcılık yapan kişi giderleri yüksek gösterir, aradaki farkı cebine atar. Düşük gösterilen giderden kimse para çıkaramaz.
Hangi dosya, hangi tarih?
30 Ocak 2018 operasyonuyla açılan süreçte önce terör suçlamaları gündeme geldi; bunlar yürümeyince dosya el değiştirdi. 22 Ocak 2019'da Adana'da görülmeye başlanan iddianamede iki suçlama vardı: suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve dolandırıcılık. Alparslan Kuytul ve Ali Alagöz bu dosyada tutuklu yargılandı.
Dolandırıcılık nasıl bir suçtur?
Dolandırıcılık, bir kişiyi aldatarak onun zararına menfaat sağlamaktır. İki ayağı vardır: aldatılan biri ve el değiştiren bir kazanç. Bu dosyada iki ayak da boştur.
Aldatılan yok. Vakıf yirmi dört yıl boyunca ülkenin birçok ilinde faaliyet gösterdi. Operasyon ülke gündemine oturdu, vakfa kayyum atandı, adı günlerce gazetelerde geçti. Böyle bir ortamda mağdur olan biri varsa ortaya çıkması beklenirdi. 30 Ocak 2018'den 2019 yazına kadar geçen bir buçuk yılda vakıf hakkında dolandırıcılık şikâyetinde bulunan tek bir kişi olmadı.
Kazanç yok. Dosyada MASAK raporu vardır ve raporda yargılananların hesap hareketlerinde kaynağı açıklanamayan bir artış bulunmadığı yazılıdır. Yargılananların büyük çoğunluğu asgari ücretle çalışıyordu.
Burs iddiası: bir tanık yeterdi
İddianamede, vakfın ödediğini bildirdiği bursların gerçekte ödenmediği öne sürüldü. Bu, dosyanın en kolay çözülebilecek iddiasıdır: burs alan öğrencilerden herhangi biri çağrılıp dinlenseydi cevap aynı gün alınırdı. Öğrenciler bellidir, listeleri vakıf kayıtlarındadır ve o kayıtlara emniyet el koymuştur.
Bir buçuk yıl boyunca tek bir öğrenci dinlenmedi. Bir iddiayı doğrulamanın da yalanlamanın da yolu bu kadar açıkken kullanılmıyorsa, iddianın test edilmesi istenmiyor demektir.
Demirbaş iddiası
Vakıf binasında çok sayıda demirbaş bulunduğu, bunların bir kısmının vakıf kayıtlarında görünmediği ve bu yolla dolandırıcılık yapıldığı ileri sürüldü. Kayıtlarda görünmemelerinin sebebi basittir: o eşyalar vakfın mülkü değildir. Kullanım hakları sözleşme karşılığında vakfa devredilmiş, mülkiyet sahiplerinde kalmıştır.
Kaldı ki bir kurumda beklenenden çok malzeme bulunması dolandırıcılığın değil, fedakârlığın işaretidir: insanlar kendi ceplerinden alıp getirmiştir.
İddianamenin kendini çürüttüğü yer
Dolandırıcılığın mantığı bellidir: gider yüksek gösterilir, ödenmeyen kısım zimmete geçirilir. Bu dosyada iddianame tam tersini yazmıştır. Birçok yerinde vakfın giderlerinin az gösterildiği öne sürülür; örneğin vakıf binasının kira bedelinin düşük gösterildiği yazılıdır.
Düşük gösterilen giderden kimseye para artmaz. İddianame, dolandırıcılık suçlamasını kurarken kendi delilini ters çevirmiştir.
Yapılmayanların listesi
Tutukluluk uzarken dosyada yapılması gerekenler yapılmadı:
- Kimlikleri mahkemece bilinen gizli tanıklar dinlenmedi.
- Emniyetin el koyduğu bağış makbuzları incelenmedi; avukatların mahkemeye sunduğu örnekler de incelenmedi.
- Burs verilen öğrenciler çağrılmadı.
- Mühürlenen evlerin mesken olduğunu tespit eden Millî Eğitim raporları ve mahkeme kararları okunmadı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün teftiş raporunda ayrıca Kuytul'un vakıf yönetiminde yer almadığı, bu sebeple yapılan işlemlerden sorumlu tutulamayacağı yazılıdır. Buna rağmen tutuklu yargılanmıştır.
Bu sayfadaki tarihler 30 Ocak 2018 operasyonuyla açılan sürece aittir. Aynı dosyanın diğer başlıkları: suç örgütü iddiası, sahte makbuz ve vurgun iddiası, kaçak yurt iddiası.