DEAŞ'lı bir şüphelinin sohbetlere katıldığı, dolayısıyla irtibat bulunduğu iddiası

Çarpıtma
İddia
Gerçek
Konu, 30 Ocak 2018 operasyonuyla açılan ve 8 Şubat 2018 tutuklamasıyla süren 2018 tarihli terör dosyasıdır. Dosyada yer alan ve Eylül 2018'de avukat Adem Tural tarafından kamuoyuna açıklanan emniyet yazısında, vakıf bünyesindeki sohbetlere çatışma bölgeleriyle irtibatlı bazı şahısların da ilgi gösterdiği yönünde bilgi bulunduğu kaydedilir. Haberlerde bu satır "DEAŞ irtibatı" başlığına dönüştü.
Sohbetler herkese açıktır ve salona kimin gireceğini seçmek mümkün değildir. Bir dinleyicinin görüşü, dersi verene mal edilemez — hele o ders o görüşü çürütmek için yapılmışsa.
Kuytul ile DEAŞ arasındaki kayıtlı ilişki ise iddianın tam tersi yöndedir:
- Örgütü eleştirdiği için defalarca tehdit almış, emniyet mensupları kendisine koruma isteyip istemediğini sormuştur.
- Adı, DEAŞ'ın internette yayımladığı dergide ölüm listesinde geçmiştir.
- "Talebesi çıktı" denilen kişi, emniyetteki ifadesinde Adana'ya Kuytul'a suikast düzenlemek için geldiğini söyleyen kişidir.
Aynı emniyet yazısı, iddiaya konu cümlenin hemen öncesinde iki tespit daha yapar: Kuytul'un selefi ve tekfirci anlayışı benimsemediği ve çatışma bölgelerine gidilmesini doğru bulmadığı yönünde beyanları bulunduğu. Paragrafın sonu ise şudur: bahse konu vakfın herhangi bir terör örgütüyle bağlantısına rastlanılamadığı.
Haber kendisine sorulduğunda verdiği cevap kısa oldu:
"Sohbetlerimize katılmışsa bana ne! Bizim tavrımız da görüşümüz de belli."
Bu etiket neden "Çarpıtma"?
Doğru olan kısım şudur: belgede böyle bir satır gerçekten vardır ve sohbetlere böyle birinin katılmış olması mümkündür.
Ama bu bir kusur değildir. Katılmak irtibat değildir; irtibat iki taraflı ve iradi bir ilişkidir. Çarpıtma, tek yönlü bir katılımın örgütsel bağ diye sunulduğu yerdedir.
İddianın dayandığı satır nereden çıktı?
Cümle bir muhabirin bulduğu bilgi değil, 30 Ocak 2018 operasyonuyla açılan soruşturma dosyasının içinden geliyor. Dosyadaki Emniyet Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı yazısı, Eylül 2018'de Kuytul'un avukatı Adem Tural tarafından kamuoyuna açıklandı. Yazıda, vakıf bünyesindeki sohbetlere çatışma bölgeleriyle irtibatlı bazı şahısların da ilgi gösterdiği yönünde bilgi bulunduğu kaydediliyordu. Haber olan tek satır bu oldu.
Aynı cümlenin geri kalanı
Belgede madde ya da başlık yok; iddiaya konu ifade tek bir cümlenin ortasında duruyor. O cümle Kuytul hakkında sıralanan tespitlerle başlıyor: açık kaynaklarda yayımlanan sohbetlerinde laiklik ve demokrasi karşıtı söylemlerde bulunduğu, Cumhurbaşkanını, hükümeti ve devlet politikalarını sıklıkla eleştirdiği, selefi ve tekfirci anlayışı benimsemediği, çatışma bölgelerine gidilmesini doğru bulmadığı. Sohbetlere ilgi gösterildiği bilgisi ancak bundan sonra geliyor. Cümlenin bittiği yer ise şudur: söz konusu vakfın herhangi bir terör örgütüyle bağlantısına rastlanılamadığı.
Haber olan, bu cümlenin ortasından çekilip alınan yarım satırdır.
Belge, kendi bilgisinin delil olmadığını yazıyor
Atlanan bir not daha var. Aktarılan bilgiler İstihbarat Dairesi Başkanlığı'nın cevabından geliyor ve yazıda bu bilgilerin PVSK Ek Madde 7 kapsamında elde edildiği, haricen delillendirilmedikçe hukuki delil olarak kullanılamayacağı ayrıca belirtiliyor. Yani belgenin kendisi, içindeki bilginin tek başına delil sayılamayacağını söylüyor. Haberler ise onu doğrudan delil diye sundu.
Kayıt yıllar öncesine uzanıyor
Emniyetin tespit ettiği tutum 2018'de üretilmiş bir savunma değil. Kuytul, 26 Mart 2012'de başlayan "İman-Küfür Sınırı" dersinde tekfirciliği on bir bölüm ve yaklaşık yirmi beş saat boyunca ele almış, meselenin zararlarını anlatmıştır:
"Şu anda İslam âlemi üzerinde Müslümanların birbirlerini tekfir etmeleri için bir takım plan ve projeler uygulanıyor. Tekfirci bir zihniyet aşılanıyor. Çünkü Müslümanların birbirlerini öldürmelerini ve aralarında savaşın çıkmasını istiyorlar."
Çatışma bölgeleri konusundaki uyarısı da aynı yıllara ait: bu bölgelerin samimi gençleri çekip orada imha etmek üzere kurulmuş tuzaklar olduğunu söylemiş, gidilmesine karşı çıkmıştır.
DEAŞ tarafında duran kayıt
Bir irtibat iddiası, karşı tarafta da bir iz bırakmalıdır. DEAŞ tarafındaki iz şudur: örgütün internette yayımladığı dergide Kuytul'un adı ölüm listesinde geçmiş, örgütten defalarca tehdit gelmiş, emniyet mensupları kendisine koruma isteyip istemediğini sormuştur. "Talebesi çıktı" denilen kişi ise emniyetteki ifadesinde Adana'ya Kuytul'a suikast düzenlemek için geldiğini söyleyen kişidir.
Bir terör dosyasında "irtibat" nasıl kurulur?
Asıl mesele burada. İrtibat, iki taraflı ve iradi bir ilişkidir; aranan şeyler de bellidir: talimat, para, silah, buluşma, haberleşme kaydı. Sohbete girmek ise tek taraflı bir eylemdir ve kayıt, üyelik ya da davet gerektirmez. Salona kimin gireceğini seçmek mümkün olmadığı gibi, giren kişinin görüşünü konuşana mal etmek de mümkün değildir.
Dosyada bunlardan hiçbiri gösterilemedi; belgenin kendi sonucu da yukarıda. Savcılık, Temmuz 2018'de hazırladığı nihai iddianamede terör örgütü üyeliğine dair suçlamaların tamamını geri çekti. Geriye tek bir itham kaldı: terör örgütü propagandası.
İlgili başlıklar: bir IŞİD üyesinin öğrencisi olduğu iddiası, sohbetlerine selefi ve tekfirci kişilerin katıldığı iddiası ve aynı anda dört terör örgütüne üyelik iddiası. Bu sayfadaki bütün tarihler 2012–2018 arasına aittir.