Rusya ve Dış Politika İddiaları
Rus uçağının düşürülmesi üzerine yaptığı değerlendirme
Gerçek
Konu Aralık 2015 uçak krizidir. Türkiye 24 Kasım 2015'te sınır ihlali gerekçesiyle bir Rus savaş uçağını düşürmüş, uçak Suriye topraklarına inmiştir. Alparslan Kuytul'a olay soruldu ve uzun bir değerlendirme yaptı. Bu sayfa, o değerlendirmenin kırpılmadan önceki hâlidir.
Metnin ana hattı tek bir soruda toplanır: bu adımın faturası nedir ve kim ödeyecektir? Cevap dört başlıkta sıralanır — Rusya'nın misilleme yapacağı, Rusya'ya satılan 5,7 milyar dolarlık malın ve doğalgaz akışının riske girdiği, bir çatışma hâlinde NATO'nun gelmeyeceği ve angajman kurallarının aslında Suriye'ye karşı konulmuş olduğu.
Rusya aklanmaz: sınırın defalarca ihlal edildiği, hatta bunun bilerek yapılıyor olabileceği ve o takdirde ortada bir tuzak bulunduğu aynı metinde söylenir. Buna karşılık uçak düşürmenin sıcak savaşa yol açmasa bile soğuk savaşı kesinleştireceği savunulur.
Değerlendirme pasif ya da korkak bir siyaset tavsiye etmez; herkesle aynı anda düşman olunmamasını tavsiye eder. Kapanış cümlesi de bellidir ve kırpılan kayıtlarda hiç görünmez: Allah korusun bir savaş çıkarsa hep beraber Rusya'ya karşı savaşılacağı söylenir.
Metin bugünkü Türkiye-Rusya ilişkilerine dair bir hüküm içermez; Aralık 2015'in şartlarına aittir.
Bu değerlendirmeden üretilen iddialar: "Rus taraftarı" iddiası ve "Rusya'nın uçağını düşürün bakalım" sözü iddiası.
Dönem: Aralık 2015 uçak krizi
24 Kasım 2015'te Türkiye, sınır ihlali gerekçesiyle bir Rus savaş uçağını düşürdü. Takip eden haftalarda konu ülkenin en çok konuşulan başlığı hâline geldi ve Alparslan Kuytul'a da soruldu. Aşağıdaki başlıklar, o günlerde verdiği cevabın bütünüdür. Metnin tamamı Aralık 2015'in şartlarına aittir.
Misilleme beklentisi
Çıkış noktası şuydu: Rus uçakları defalarca NATO hava sahasını ihlal etmiş olmasına rağmen bugüne kadar hiçbir devlet bir Rus uçağını düşürmemişti. Böyle bir adımın karşılıksız kalması Rusya'nın süper güç sıfatını yitirmesi anlamına gelirdi; dolayısıyla karşılık gelecekti.
Konuşma yapıldığında karşılık başlamıştı bile: yedi Türk tırı vurulmuş, şoförleri ölmüştü. Fuar için Rusya'ya giden iş adamları gözaltına alınmış, kötü muamele görmüş ve sınır dışı edilmişti. Rusya 1 Ocak 2016'dan itibaren Türkiye'ye vize uygulayacağını duyurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Fransa'daki toplantıda görüşme önerisini Putin, özür dilenmediği sürece görüşmeyeceğini söyleyerek reddetti.
Ekonomik bağ
Türkiye o dönemde Rusya'ya 5,7 milyar dolarlık mal satıyordu ve Rusya bu alımları durduracağını açıklamıştı. Bu hacmi devralacak başka bir pazar görünmüyordu. Doğalgazın büyük bölümü de aynı ülkeden geliyordu; akış kesilse eldeki stokun iki hafta yeteceği hatırlatıldı. Suriye, Mısır, Irak ve İran'la ilişkiler zaten gergindi. Listeye Rusya'nın da eklenmesinin bölgesel güç olma iddiasıyla bağdaşmadığı söylendi.
NATO gelmez
ABD'nin ilk resmî açıklaması olayı Türkiye ile Rusya arasında bir mesele saymıştı; yani saldıran taraf Rusya olmadığı için ittifak yükümlülüğü doğmayacaktı. Sonradan bazı destek açıklamaları geldiyse de bunlara güvenilmemesi gerektiği belirtildi. İki dayanak gösterildi: 1980'lerde NATO Başkomutanı Orgeneral Rogers, Türkiye ile Rusya arasında bir çatışmada ittifakın yardım edeceğini sanmadığını söylemişti. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise 8 Aralık 2015'te, ittifakın IŞİD'e karşı Suriye'ye asker göndermeyeceğini açıkladı. Bunun Türkiye'ye de verilmiş bir mesaj olduğu değerlendirildi.
Angajman kuralı
Uçağın angajman kurallarına uyularak düşürüldüğü söyleniyordu. İtiraz şuydu: o kurallar Suriye'ye karşı konulmuştu; aynı otomatik ölçünün bir süper güce uygulanması ayrı bir karardır. Sorulan soru açıktı: yarın İran'ın, Irak'ın, Fransa'nın, İngiltere'nin ya da Yunanistan'ın bir uçağı sınırı ihlal ettiğinde de aynı şey mi yapılacak? Kuralın gözden geçirilmesi gerektiği savunuldu.
Musul örneği
Aynı günlerde Irak merkezî hükümeti Türk askerlerinin Irak topraklarını terk etmesini istemiş, gerekirse Rusya'yı davet edebileceğini söylemişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan 10 Aralık 2015'te askerlerin Musul'dan çekilmeyeceğini söyledi; dört gün sonra, 14 Aralık 2015'te Başbakan Davutoğlu askerlerin Başika kampından ayrıldığını açıklamak zorunda kaldı. Bu, sert açıklamanın sahada karşılığı olmadığında ortaya çıkan tabloya örnek gösterildi.
Saddam benzetmesi
Benzetmenin konusu bir kişi değil bir yöntemdi: önce cesaretlendirmek, sonra yalnız bırakmak. Saddam Hüseyin siyasî, iktisadî ve askerî olarak desteklenmiş, bu güce güvenerek İran'a savaş açmış, 1991'de Kuveyt'e girmiş, Halepçe'de kendi halkını vurmuş ve sonunda tek bir dostu kalmamıştı; ABD Irak'ı işgal ettiğinde ordusu onun için savaşmadı. Türkiye'nin de tahrik edilip sonra yalnız bırakılabileceği uyarısı buradan çıkarıldı.
Metin nerede bitiyor
Değerlendirme pasif ve korkak bir siyaset tavsiye etmez; herkesle aynı anda düşman olunmamasını tavsiye eder. Hükümete yöneltilen tenkit bir düşmanlık beyanı olarak değil, yanlışa yanlış demeyenlerin ülkeyi farkında olmadan tehlikeye sürüklediği gerekçesiyle yapılır. Savaş ihtimali karşısındaki tutum ise tek cümleyle bellidir: Allah korusun bir savaş çıkarsa hep beraber Rusya'ya karşı savaşılacağı söylenir. Kırpılan kayıtlarda bu cümle hiç görünmez.
Bu metin üzerinden üretilen iddialar: "Rus taraftarı" iddiası — "Rusya'nın uçağını düşürün bakalım" sözü iddiası. Kullanılan yöntem: kırpılan videolar nasıl üretiliyor.