Doğrulama MerkeziAlgı büyütülebilir ama gerçek değişmez
Takip et
Ana sayfa

Tekfircilik ve IŞİD İddiaları

Sohbetlerine selefi ve tekfirci kişilerin katıldığı iddiası

Bağlamından koparılmış

İddia

Furkan Vakfı'nın sohbetlerine selefi ve tekfirci anlayıştaki kişiler katılmıştır; bu da Alparslan Kuytul'un ve vakfın o çevrelerle irtibatlı olduğunu gösterir.

İddiayı yapan: 2018 soruşturma dosyasındaki emniyet yazısının tek cümlesini haber yapan bazı haber siteleri ve sosyal medya hesapları23.09.2018

Gerçek

Konu, 30 Ocak 2018 operasyonuyla açılan ve 8 Şubat 2018'deki tutuklamayla süren 2018 tarihli soruşturma dosyasıdır. Dosyadaki Emniyet Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı yazısı, Eylül 2018'de avukat Adem Tural tarafından kamuoyuna açıklandı.

İddia, o yazıdaki tek bir cümlenin ortasından üretilmiştir. Cümlenin üç parçası vardır; haber yapılan yalnızca ortadakidir:

  • Başı: Kuytul'un selefi ve tekfirci anlayışı benimsemediği, çatışma bölgelerine gidilmesini doğru bulmadığı yönünde beyanları bulunduğu.
  • Ortası: bununla birlikte, vakıf bünyesindeki sohbetlere selefi/tekfirci anlayışa sahip bazı şahısların da ilgi gösterdiği yönünde bilgilerin mevcut olduğu.
  • Sonu: bahse konu vakfın herhangi bir terör örgütüyle bağlantısına rastlanılamadığı.

Bu etiket neden "Bağlamından koparılmış"?

Doğru olan kısım şudur: belgede böyle bir bilgi gerçekten yer alıyor. Dersler, konferanslar ve sohbetler herkese açıktır; salona gireni seçmek mümkün değildir.

Ama bu bir kusur değildir. Dersin içeriği tam da o fikirlerin reddi üzerine kuruludur ve aynı belge bunu kendi cümlesinin başında kaydeder. Bir dersi dinleyenin görüşü, dersi verene mal edilemez — hele o ders o görüşü çürütmek için yapılmışsa.

Belge nedir, nereden çıktı?

Söz konusu yazı, 30 Ocak 2018 operasyonuyla açılan soruşturma dosyasının içindedir. Emniyet Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı tarafından kaleme alınmış, İstihbarat Dairesi Başkanlığı'ndan gelen cevabı aktarmakta ve aynı konunun MİT Müsteşarlığı'na da iletildiğini not düşmektedir. Belgeyi Eylül 2018'de Kuytul'un avukatı Adem Tural kamuoyuna açıkladı.

Yazının aktardığı ilk tespit vakfın kendisi hakkındadır: merkezi Adana'da bulunan Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı 1994'ten bu yana legal olarak faaliyet yürütmekte, ülke genelinde otuz üç şubesi bulunmaktadır.

Tek cümle, üç parça

İddiaya konu ifade, tek başına duran bir cümle değildir; üç parçalı uzun bir cümlenin ortasındaki parçadır. Sırasıyla:

  1. Kuytul'un açık kaynaklarda yayımlanan sohbetlerinde selefi ve tekfirci anlayışı benimsemediği, çatışma bölgelerine gidilmesini doğru bulmadığı yönünde beyanlarının bulunduğu;
  2. bununla birlikte, grubun söylem ve hareket tarzı sebebiyle vakıf bünyesindeki sohbetlere selefi/tekfirci anlayışa sahip ve çatışma bölgeleriyle irtibatlı bazı şahısların da ilgi gösterdiği yönünde bilgilerin mevcut olduğu;
  3. bahse konu vakfın herhangi bir terör örgütüyle bağlantısına rastlanılamadığı.

Haber, ortadaki parçayı alıp birinciyi ve üçüncüyü bırakmıştır. Oysa metin ortadaki bilgiyi birinciye rağmen not düşmekte, sonunda da bir hüküm cümlesi kurmaktadır — ve o hüküm, haberlerin iddia ettiğinin tersidir.

"Bilgi mevcut" ile "tespit edildi" aynı şey değil

Belge, aktardığı bilginin niteliği konusunda kendi üzerine bir uyarı da taşır: bu bilgiler PVSK Ek Madde 7 kapsamında elde edilmiştir ve haricen delillendirilmedikçe hukuki delil olarak kullanılamayacağı yazının içinde açıkça belirtilmiştir.

Yani metin "şu kişiler geldi, şunlar oldu" diyen bir tespit tutanağı değil, doğrulanmadıkça delil sayılamayacağı kendi üzerine yazılmış bir istihbarat notudur. Haber diline çevrilirken bu kayıt düşmüştür.

Yazı, lehte kaleme alınmış bir metin değil

Bu ayrıntı, belgenin niçin ciddiye alınması gerektiğini açıklar. Aynı yazı, Kuytul'un açık kaynaklarda yayımlanan sohbetlerinde laiklik ve demokrasi karşıtı söylemlerde bulunduğunu, Cumhurbaşkanı'nı, hükümeti ve devlet politikalarını sıklıkla eleştirdiğini de kaydeder; grubun söylemini ve hareket tarzını "radikal" diye niteler.

Yani metin, hakkında yazıldığı kişiyi savunmak için hazırlanmış bir belge değildir. Eleştirel bir üslupla yazılmış olmasına rağmen vardığı sonuç, terör örgütü bağlantısına rastlanılamadığıdır. Bir sonuç cümlesinin ağırlığı, kimin ağzından çıktığıyla ölçülür.

Herkese açık bir derste dinleyici seçilmez

Geriye iddianın doğru olabilecek çekirdeği kalıyor: böyle kişiler sohbetlere gelmiş olabilir. Bu mümkündür ve şaşırtıcı da değildir — dersler, konferanslar ve sohbetler yıllardır herkese açıktır, salona girene kimlik sorulmaz.

Asıl mesele, geldiklerinde ne bulduklarıdır. Kuytul bu fikirleri sayıp reddettiği için o fikirleri taşıyanların bir süre sonra gelmeyi bıraktığını kendisi anlatır; ayrıntısı askere gideni ve polisi tekfir ettiği iddiasına verdiği cevapta durur. Böyle birine söylediği şudur: bir şey öğrenmeye geliyorsa gelsin, ama o fikirleri orada kimseyle konuşmasın.

Bir dersin dinleyici profili, o dersin görüşü değildir. Aksini kabul edersek, tekfirciliğin zararlarını anlatmak için yapılmış yirmi beş saatlik bir ders, salonuna giren birkaç kişi yüzünden tekfircilik delili sayılır.

Bu sayfadaki belge ve tarihlerin tamamı 2018'de açılan dosyaya aittir.

Paylaş

Bizi takip edin

Yeni doğrulamalar yayımlandığında ilk siz görün.