Koronavirüs ve Namaz Yasakları İddiaları
Veba Hadisini Bilmiyor İddiası

Asılsız
İddia
Gerçek
İddia, 2020 baharındaki cuma namazı tartışması sırasında ortaya çıktı. Kuytul cemaatle namazın tedbir alınarak kılınabileceğini savunurken kendisine sorulan soru şuydu: salgınla ilgili veba hadisini bilmiyor musunuz?
Cevabı kısadır: o hadisi kendisi derslerinde açıklamıştır. Yıllar önce anlattığı bir hadis, sonradan aleyhine bir bilgisizlik delili olarak gösterilmiştir. Sorunun kendisi de seçicidir: aynı hadis banka kuyruklarına, alışveriş merkezlerine ya da dolmuşlara hatırlatılmıyor, yalnızca ibadetle ilgili bir talep gündeme geldiğinde devreye giriyordu.
Hadisin hükmü bellidir: salgın olan yere girilmez, salgın olan yerdeyseniz oradan çıkılmaz. Yani hastalığın şehirler arasında taşınmasını önler. Kuytul hiçbir zaman kimseye şehir değiştirmeyi önermemiş, "bulunduğunuz yerden ayrılın" ya da "dışarıdan insan alın" dememiştir. Söylediği ile hadisin yasakladığı şey arasında bir temas noktası yoktur.
Sık birlikte anılan ikinci hadis — hastanın sağlamın yanına sokulmaması — mesafeyi emreder. Kuytul'un mesafeye itirazı yoktur; tersine, cemaatle namazın mesafe korunarak kılınabileceğini savunmuştur. Kendi ifadesiyle: "Ben mesafeli olmaya karşı mı geldim? Mesafeli olabiliriz."
Meselenin özeti de kendi tek cümlesindedir:
"Tedbir al de! Ama cemaatle namazıma engel olma."
Soru nereden geldi?
2020 baharında camiler kapatılıp cuma namazı kaldırılınca, bu karara itiraz edenlere karşı sık kullanılan bir cevap doğdu: "veba hadisini bilmiyor musunuz?" Cümle bir delil gibi kuruldu; oysa işlevi tartışmayı bitirmekti. Kuytul'a da 29 Mayıs 2020 tarihli forum programında bu soru yöneltildi.
Sorunun dikkat çeken yanı şudur: aynı çevreler banka önündeki kuyruğa, alışveriş merkezine, pazar yerine ve dolmuşa aynı hadisi hatırlatmıyordu. Hadis yalnızca ibadetle ilgili bir talep gündeme geldiğinde devreye giriyordu.
Hadis ne diyor?
Hadisin hükmü iki yönlüdür: salgın bulunan bir yere girilmez; kişi zaten oradaysa oradan çıkmaz. İkinci yasağın gerekçesi açıktır — hastalığın başka bir şehre taşınmasını önlemek. Yani hadis bir karantina hükmüdür, bir ibadet hükmü değil.
Kuytul bunun neresinde?
Hiçbir yerinde. Kimseye şehir değiştirmeyi önermedi, "bulunduğunuz yerden ayrılın" demedi, "dışarıdan insan alın" demedi. Hadisin yasakladığı iki davranıştan hiçbirini savunmuş değildir. Kendi ifadesiyle:
"Hadiste veba salgını olan yere girmeyin, orada iseniz çıkmayın. Şimdi ben orada iseniz çıkın ve başka şehre gidin dedim mi?"
Üstelik hadisi ilk kez o tartışmada duymuş biri değildir; kendi derslerinde açıklamıştır. Bir konuyu yıllar önce ders olarak anlatmış bir kişiye o konuyu bilip bilmediğini sormak, iddianın kendisini zayıflatır.
İkinci hadis: mesafe
Tartışmada sık anılan diğer hadis, hastanın sağlamın yanına sokulmamasını söyler. Kuytul'un buradan çıkardığı sonuç, iddiacınınkiyle aynıdır: mesafeli olun.
Peki bu, cemaatle namazı ortadan kaldırır mı? Kaldırmaz. Cemaatle namaz mesafe korunarak da kılınabilir — nitekim 29 Mayıs 2020'de camiler açıldığında tam olarak böyle kılındı: maskeyle, bir metre arayla, girişte ateş ölçümü ve dezenfeksiyonla. Kuytul'un aylardır söylediği de buydu. Mesafeye itirazı olmayan bir kişiyi, mesafeyi emreden bir hadisle çürütmek mümkün değildir.
Hadisin kapsamı da gözden kaçırılıyordu. Hadis hasta ile sağlamın temasını düzenler; sağlıklı kişilerin mesafeyi koruyarak aynı safta bulunmasını değil. Bu ayrım yapılmadığında hadis, hükmünün çok ötesinde bir yasağın gerekçesi hâline getiriliyordu.
Asıl tartışma neydi?
Hadis üzerinden yürütülen suçlama, gerçek tartışmanın üzerini örtüyordu. Kuytul'un sorusu salgının varlığı ya da tedbirin gerekliliği değildi. Sorusu şuydu: aynı mesafede tek başına namaz kılmak serbestken, biri öne geçip imam olduğunda yasağın başlaması hangi tıbbi gerekçeyle açıklanıyor?
Bu soruya veba hadisiyle cevap verilemez, çünkü hadis mesafeyi emreder; mesafeyi koruyan bir cemaate söyleyeceği bir şey yoktur. Kuytul'un konumu tek cümlede toplanıyor: uzmanlar ne derse kabul — maske, mesafe, el yıkama, hepsi. Tek istediği, alınan tedbirin ibadetin biçimine karar verecek kadar genişletilmemesiydi.
Neden "asılsız"
Çünkü iddianın tutması için iki şeyden birinin doğru olması gerekirdi: ya Kuytul hadisi bilmeyecekti, ya da hadisin yasakladığı bir şeyi savunacaktı. Ders kaydı birincisini, açıklamalarının tamamı ikincisini ortadan kaldırıyor. Geriye bir bilgi eksiği değil, bir tartışmayı kapatma girişimi kalıyor.
Bu başlığın devamı niteliğindeki içerik: koronavirüs tedbirlerine karşı çıktı iddiası.