Koronavirüs ve Namaz Yasakları İddiaları
Koronavirüs Tedbirlerine Karşı Çıktı İddiası

Çarpıtma
İddia
Gerçek
Konuşulan dönem Mart-Mayıs 2020'dir. Camiler kapalı, cuma namazı kaldırılmış, cemaatle namaz durdurulmuş durumda. Alparslan Kuytul bu kararlara itiraz etti; itiraz kamuoyuna "tedbirlere karşı çıkıyor" diye aktarıldı.
Kurduğu cümle 29 Mayıs 2020 tarihli forum programında kayıtlıdır ve iki yarımdan oluşur:
"Tedbirlere tamamen karşı değilim ama abartılmasına karşıyım."
Maske, mesafe ve temizlik başlıklarındaki tavrı da açıktır: "Uzmanlar ne diyorsa kabul... maske mi, mesafe mi, elimi mi yıkayacağım, banyo mu yapacağım, ne dersen de yapayım." Beş vakit namaz yasağı için ise neredeyse hiç konuşmamıştır; gerekçesi, o namazın evde aileyle cemaat hâlinde kılınabilmesidir. Tedbirin tamamına karşı çıkan biri bu ayrımları yapmaz.
İtiraz ettiği nokta tedbirin kendisi değil, tedbirle açıklanamayan ayrımdır: aynı mesafede tek başına namaz kılmak serbestken, biri öne geçip imam olduğunda yasak başlıyordu. Mesafe değişmiyor, yalnızca cemaat oluşuyordu. Aynı günlerde alışveriş merkezleri, pazar yerleri, banka kuyrukları ve yarı dolulukla çalışan dolmuşlar açıktı.
Bu etiket neden "Çarpıtma"?
İddianın doğru olan tarafı: Kuytul gerçekten de alınan tedbirlerin bir kısmını abartılı buldu, camilerin kapatılmasına karşı çıktı ve bunu yüksek sesle söyledi. Bunu gizlemiyoruz.
Bunun neden bir kusur olmadığı: "Abartılı buluyorum" ile "karşıyım" aynı cümle değildir. Bir kararın ölçüsünü tartışmak, o kararın amacına düşmanlık etmek anlamına gelmez. Çarpıtma tam burada yapılıyor: bir ölçü itirazı, topyekûn bir ret gibi aktarılıyor.
İtirazın merkezinde cuma namazı vardı
Kuytul meseleye önce fıkıhtan baktı. Dayandığı kural şudur: bir farz, birtakım önlemler alınarak yerine getirilebiliyorsa, o önlemleri alıp farzı yerine getirmek de farzdır; ancak hiçbir çare yoksa terk edilebilir. Tespiti, çarenin var olduğuydu.
Önerdiği paket somuttu: maske, bir metre mesafe, girişte dezenfeksiyon ve ateş ölçümü, herkesin kendi seccadesini getirmesi, sünnetlerin evde kılınması, ezanın hemen ardından çok kısa bir hutbe ve iki rekât farz. Böyle kurulan bir cuma namazı on dakikada biter.
"Meseleye öncelikle siyasi yönden değil, ilmi ve fıkhi yönden baktım."
Beş vakit namazda neden sessiz kaldı?
Bu ayrım, "tedbir düşmanlığı" tablosunu tek başına bozar. Kendi ifadesiyle beş vakit namaz konusunda çok fazla bir şey söylememiştir, çünkü o namaz evde ve aileyle cemaat hâlinde kılınabilir. Cemaat şartı taşıyan cuma namazı ise evde kılınamaz. İtirazını tam da bu farkın üzerine kurdu.
Mesafeyle açıklanamayan yasak
Cevaplanmasını istediği soru, itirazın en sağlam yeriydi. Üç kişi bir metre arayla ayrı ayrı namaz kılarsa serbest; biri öne geçip imam olduğunda yasak. Mesafe aynı mesafedir, değişen tek şey cemaat olmasıdır.
Aynı dönemde alışveriş merkezleri, pazar yerleri, banka ve ATM kuyrukları, yarı dolulukta çalışan dolmuşlar açıktı. Dolmuşta öndeki koltukla arasındaki boşluğun yarım metreyi bulmadığını, buna izin verilirken vakit namazlarında üç beş kişinin bulunduğu koca caminin kapalı tutulmasının bir gerekçesi olmadığını söylüyordu.
"Abartı" derken neye dayandı?
Değerlendirmesini kendi tıbbi kanaatine dayandırmadı; o günlerde yayımlanmış bazı yabancı hekim gruplarının ve akademisyenlerin açıklamalarını okudu. Sınırını da açıkça çizdi:
"Bu kısımlara ben girmiyorum, bu kısmı uzmanlar kendi arasında tartışsın, ben onların söylediğini söylüyorum."
O açıklamaların bugün ne kadarının doğrulandığı ayrı bir tartışmadır ve bu sayfanın konusu değildir. Buradaki soru şudur: tedbirlere karşı çıktı mı? Aktardığı görüşleri kendi uzmanlığı gibi sunmamış, aksine uzmanlığın kendisinde olmadığını tekrar tekrar söylemiştir.
29 Mayıs 2020: yasak kalkınca
Camiler 29 Mayıs 2020'de yeniden açıldı ve cuma namazı kılındı. Kuytul o akşam sordu: virüs bitmediğine göre, bugün yeterli sayılan önlemler neden iki buçuk ay boyunca yeterli sayılmadı? Aynı hafta, 1 Haziran 2020'de turizm sektörü de açılıyordu.
Bu soru, tedbire karşı çıkan bir sorunun değil, tedbirin tutarlılığını arayan bir sorunun kalıbıdır. İkisi arasındaki fark, iddianın kaybolduğu yerdir.
Geriye ne kalıyor
Kayıtta üç cümle var: tedbirlere tamamen karşı olmadığı, uzmanların söylediği her tedbiri kabul ettiği, itirazının cemaatle namazın tümden yasaklanmasına olduğu. Yalnızca üçüncüsü alınıp ilk ikisi düşürülünce ortaya "tedbirlere karşı çıktı" cümlesi çıkıyor. Etiket bu yüzden "Çarpıtma": aktarılan cümle metinde var, ama cümlenin yarısı yok.
Bununla sık karıştırılan iki başlık daha var: tedbirleri abartılı bulmasının "komplo teorisi" diye adlandırılması — salgını ciddiye almadı iddiası — ve hadis üzerinden yapılan suçlama — veba hadisini bilmiyor iddiası.