Doğrulama MerkeziAlgı büyütülebilir ama gerçek değişmez
Takip et
Ana sayfa

Koronavirüs ve Namaz Yasakları İddiaları

Türkiye'yi Doğu Türkistan'a Benzetti İddiası

Bağlamından koparılmış

İddia

Alparslan Kuytul, koronavirüs döneminde cemaatle namaza getirilen kısıtlama yüzünden Türkiye'yi Doğu Türkistan'a benzetmiş; bir teravih yasağını Çin'in Uygurlara yaptığı zulümle bir tutarak ölçüsüz bir karalama yapmıştır.

İddiayı yapan: Benzetmeyi sosyal medyada eleştirenler — bir kısmı Kuytul'a daha önce destek vermiş, iyi niyetli kişiler22.05.2020

Gerçek

Cümle gerçekten kuruldu. 21 Mayıs 2020 gecesi Adana'da teravih namazı kılmak isteyenlerin darp edilip gözaltına alınmasının ardından yaptığı açıklamada Alparslan Kuytul "Türkiye'yi Doğu Türkistan yapamayacaksınız" dedi. Koparılan şey cümle değil, gerekçesidir.

Benzetme tek bir teravih yasağına dayanmıyor. Kuytul iki gün sonra, 23 Mayıs 2020 tarihli konuşmasında dayandığı zinciri tek tek saydı:

  • Osmaniye'de camide Kur'an okuyan iki kişiye elli-altmış polisle yapılan baskın,
  • Mardin'de evinde Kur'an okuyan birkaç kadının evinin basılması,
  • Bursa'da kendi evine "Hoş geldin Ramazan" brandası asan kişinin emniyete götürülüp darp edilmesi,
  • birkaç şehirde "Hoş geldin Ramazan" brandalarının, Elazığ'da ise üzerinde yalnızca ayet yazan brandanın sokağa çıkma yasağı gecesinde kesilmesi,
  • Nisan 2014'ten itibaren iptal edilen yüzden fazla konferans.

Kendi ayrımı da kayıtta:

"Doğu Türkistan'a benzetmemiz bir tek teravih namazına izin verilmemesinden değil… Yoksa bir olaya bakarak Türkiye Doğu Türkistan oldu demedik."

Bu etiket neden "Bağlamından koparılmış"?

Doğru olan kısım açıktır: cümle kurulmuştur, üstelik ağır bir cümledir. Bunu inkâr etmiyoruz.

Ancak doğru olan bu kısım bir kusur değildir. Yukarıdaki olayları alt alta koyup bir sonuca varmak, gerekçesi baştan söylenmiş bir değerlendirmedir. Benzetmeyi ölçüsüz bulan çıkabilir — ama itirazını o listeyi tartışarak yapar. Dayanağı açıkça anlatılan bir söz, saklanacak bir şey değil, konuşulacak bir görüştür.

İddianın atladığı yer tam burasıdır: benzetme aktarılırken tek bir teravih yasağına indirgenmiş, altı yıla yayılan liste sessizce düşürülmüştür.

Cümle ne zaman, hangi olayın ardından kuruldu?

21 Mayıs 2020 gecesi Adana'da, Merkez Park'ta sosyal mesafeyi koruyarak teravih namazı kılmak isteyen küçük bir gruba polis müdahale etti; o gece gözaltına alınanların sayısı 47'yi buldu ve birçoğu darp raporu aldı. Kuytul aynı gece yaptığı açıklamada, sıraladığı yasakların ardından "Türkiye'yi Doğu Türkistan yapamayacaksınız" dedi.

Cümle burada doğdu ve buradan alınıp gerekçesiz olarak dolaşıma sokuldu.

Eleştiri tam olarak neydi?

Ertesi gün sosyal medyada şu içerikte yazılar çıktı: "Sadece virüs sebebiyle sokağa çıkma yasağı ya da cemaatle namaz kılma yasağı var diye Türkiye Doğu Türkistan'a benzetilemez."

Bu, kendi içinde tutarlı bir itirazdır — eğer benzetme gerçekten tek bir yasağa dayanıyorsa. Kuytul'un 23 Mayıs 2020 tarihli cevabının tamamı bu "eğer"in üzerine kuruludur ve eleştirenlerin bir kısmının iyi niyetli olduğunu ayrıca belirtir.

Benzetmenin dayandığı olaylar

Kuytul'un saydığı zincir, teravihten çok önce başlıyor:

  • Nisan 2014'ten itibaren: spor salonlarında yapılan konferanslar son dakikada iptal edilmeye başlandı; iki-üç yıl içinde yüzden fazla konferans iptal oldu. Düğün salonlarına geçilince oralar da engellendi.
  • Mayıs 2020, Osmaniye: camide birkaç metre arayla oturup Kur'an okuyan iki kişiye zırhlı araçlar ve elli-altmış polisle baskın yapıldı. Yaşadığını kısa bir videoda anlatan kişi ertesi gün evinden alındı.
  • Mayıs 2020, Mardin: bir evde Kur'an okuyan birkaç kadının evi, yine zırhlı araçlarla basıldı.
  • Mayıs 2020, Bursa: kendi evinin balkonuna "Hoş geldin Ramazan" brandası asan kişiden branda indirmesi istendi; indirmeyince itfaiye ve TEDAŞ çağrıldı, ardından emniyete götürüldü.
  • Ramazan 2020, birkaç şehir: üzerinde ayet ve hadis yazan brandalar sokağa çıkma yasağı gecelerinde kesildi. Kuytul, "brandalarda benim sözüm yazdığı için" gerekçesini, Elazığ'da yalnızca ayet yazan brandanın da kesilmesiyle karşılaştırır.
  • Aynı dönem: öğrenci evlerinin "yurt" sayılarak mühürlenmek istenmesi.

Kuytul'un kendi koyduğu sınır

Cevabında benzetmenin neye dayanıp neye dayanmadığını açıkça ayırır:

"Bu bir zincirin bir halkası, bir o mesele değil… Doğu Türkistan'a benzetmemiz bir tek teravih namazına izin verilmemesinden değil. Kur'an okuyana da baskın yapılıyor, evinde Kur'an okuyan üç-beş kadına da baskın yapılıyor… Yoksa bir olaya bakarak Türkiye Doğu Türkistan oldu, demedik."

Yani benzetmeyi kuran şey, ona göre, yasağın kendisi değil yasakların yöneldiği yer: cami, ev, branda, konferans, öğrenci evi. Benzetmenin isabetli olup olmadığı ayrı bir tartışmadır ve o tartışma yapılabilir. Ama yapılabilmesi için önce gerekçenin masada olması gerekir.

Neden "asılsız" demiyoruz?

Diyemeyiz, çünkü cümle kurulmuştur. "Böyle bir şey söylemedi" demek, kaydı dinleyen okuyucunun gözünde bu sitenin söylediği her şeyi şüpheli hale getirirdi.

Etiketin "Bağlamından koparılmış" olmasının sebebi şudur: aktarımda cümle kalmış, gerekçe düşürülmüştür. Geriye "namaz kılamadı diye ülkeyi Çin'e benzetti" gibi tek satırlık bir karikatür kalır — oysa kaydın kendisinde altı yıla yayılan bir örnek dizisi sayılmaktadır. Bir sözü tartışmanın dürüst yolu, o sözün dayanağıyla birlikte tartışılmasıdır.

Aynı geceden çıkan diğer iddia ayrı bir başlıkta ele alınıyor: Adana'da namaz provokasyonu yaptı iddiası. O gecenin olay örgüsü ise yaşayanların anlatımıyla burada: Darp Edilenlerin Anlatımıyla 21 Mayıs 2020 Gecesi.

Paylaş

Bizi takip edin

Yeni doğrulamalar yayımlandığında ilk siz görün.