Koronavirüs ve Namaz Yasakları İddiaları
Adana'da Namaz Provokasyonu Yaptı İddiası

Asılsız
İddia
Gerçek
Olay 21 Mayıs 2020 gecesidir — Ramazan'ın son haftası, Adana'da Merkez Camii'nin yanındaki Merkez Park. Bu sayfada anlatılan her şey o geceye ve ertesi güne aittir.
Beş altı kişi seccadelerini alıp parkta, maskeleriyle ve aralarında mesafe bırakarak yatsı ve teravih namazı kılmak istemiştir. Polis olacağı önceden haber alıp parkı kapatmış, gruba burada namaz kılamayacaklarını söylemiştir. Dayanak olarak valilik kararı gösterilmiş, kararın kâğıdı istendiğinde ise gösterilmemiştir.
Bunun üzerine grup dağılmaya başlamıştır. Parka giriş bile olmamıştır. Darp, parkta değil, herkesin oradan uzaklaştığı sırada kaldırımda ve yolda başlamıştır. Kuytul'un ifadesiyle: "Zaten olay parkta olmuyor, yolda oluyor. Millet çıkmış gidiyor, onlara vuruyor."
Gece boyunca gözaltına alınanların sayısı 47'yi bulmuştur. Bunların çoğu namaza hiç katılmamış, yakınının darp edildiğini duyup karakola geldiği için gözaltına alınmış kişilerdir.
İddia tek bir soruda toplanıyor: olayı kim çıkardı?
Provokasyon, bilerek olay çıkarmaktır. Parkta namaz kılmak isteyen grup polisin sözünü dinleyip ayrılmıştır; kimse taş atmamış, kimseye saldırmamıştır. Gözaltılar sabaha kadar sürerken sokakta bekleyen kalabalıktan da tek bir taşkınlık çıkmamıştır. Ortada bir provokasyon aranacaksa, başlangıç noktası namaz değil, uzaklaşmakta olan insanlara yapılan müdahaledir.
Gecenin sıralaması
21 Mayıs 2020, Ramazan'ın son haftası. Beş altı kişi seccadelerini alıp Adana Merkez Camii'nin yanındaki Merkez Park'a gidiyor. Niyet, aralarında mesafe bırakarak yatsı ve teravih namazı kılmak. Polis olacağı önceden haber almış, parkı kapatmış durumda.
Olayın ilk anına şahit olanlardan Recep Kardaş, 29 Mayıs 2020 gecesi düzenlenen ve iki gün sonra yayımlanan forum programında başlangıcı şöyle anlatıyor: burada namaz kılamayacakları söylenmiş, sebebi sorulduğunda valilik yasağı gerekçe gösterilmiş, kararın kâğıdını görmek isteyenlere kâğıdın gösterilmeyeceği bildirilmiştir. Grup ısrar etmemiş, dağılmaya başlamıştır.
Parka giriş bile olmamıştır. Oturma eylemi yok, kapı zorlama yok, slogan yok. Aynı programda konuşan Kadir Yılmaz da uzaklaşmasının istendiğini ve yolun karşı tarafına geçtiğini söylüyor. Müdahale bundan sonra başlıyor — parkın içinde değil, kaldırımda ve yolda.
Gözaltı sayısı neden 47?
Çünkü gözaltına alınanların çoğunun namazla ilgisi yoktur. Önce iki kişinin alındığı haberi gelmiş, sayı sekiz on olmuş, ardından darp haberini duyup ne olduğunu sormak için karakola gelen yakınlarla birlikte 47'ye çıkmıştır. Forumda konuşanlardan biri, olay sırasında orada bile olmadığını, yalnızca durumu öğrenmeye gittiğini anlatıyor. Yani sayı, olayın büyüklüğünü değil, gözaltı ölçüsünün genişliğini gösteriyor.
Provokasyon nedir, ne değildir?
Provokasyon, karşı tarafı harekete geçirmek için bilerek olay çıkarmaktır. Sınanacağı yerler bellidir: eylemin yeri, büyüklüğü, ilk tepkisi ve devamı.
- Yer: emniyet ya da valilik önü değil, gece vakti bir parkın kenarı.
- Büyüklük: beş altı kişi. Kuytul'un ifadesiyle "sanki yüzlerce kişi yapmış gibi gösteriliyor, öyle bir şey yok."
- İlk tepki: yasak söylenince ayrılma. Direnme yok, kalabalıklaşma yok.
- Devam: gözaltılar sabah dokuza kadar sürerken sokakta bekleyen kalabalıktan tek bir taşkınlık çıkmamıştır.
Kuytul, olayın nasıl bitebileceğini tek cümlede topluyor: "Namaza karışmasaydılar, bu olay biter giderdi. Kimsenin haberi bile olmazdı."
Geriye kalan kayıtlar
- Darp raporları adli tıpta alınmıştır. Bir kısmı pratisyen hekimin veremeyeceği ağırlıkta bulunmuş, uzman hekime sevk edilmiştir.
- Gözaltına alınanlardan birine Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'na muhalefetten 3.180 lira idari para cezası kesilmiş, tutanağa imzadan imtina şerhi düşülmüştür. Gecenin sonunda ortaya çıkan tek resmî belge budur; provokasyon ya da benzeri bir suçlama yoktur.
- Görevliler hakkında soruşturma açılabilmesi valilik iznine bağlıdır. Kuytul bu usule tek soruyla itiraz ediyor: "Hani hukuk devletiydik?"
Bir de geçmişin kaydı var
Açık alanda namaz o gece icat edilmedi. Adana'da ve başka şehirlerde daha önce de kılınmış, hiçbirinde olay çıkmamıştır. Kuytul bunu bir soruya çeviriyor: "Bugüne kadar biz ne zaman provokasyon yapmışız?" Ortak nokta namaz değil, namaza yapılan müdahaledir.
Kendi anlatımında savunmadığı ayrıntıları da atlamıyor. Bir grubun orta refüjde namaza durduğunu kabul ediyor ve "elbette orta refüj namaz için uygun bir yer değil aslında" diyor. Bir olayı savunmak, o olayın her ayrıntısını doğru bulmak değildir; iddianın atladığı fark budur.
O gecenin ayrıntısı, yaşayanların kendi anlatımıyla ayrı bir sayfada: Darp edilenlerin anlatımıyla 21 Mayıs 2020 gecesi. Aynı geceden çıkan diğer iddialar: olayı Kuytul'un organize ettiği, camide kaçak teravih kılındığı, polise saldırdıkları ve halkı sokağa döktükleri iddiaları.