Koronavirüs ve Namaz Yasakları İddiaları
Halkı Sokağa Dökerek Kamu Düzenini Bozdu İddiası
Asılsız
İddia
Gerçek
21 Mayıs 2020 gecesi, Adana. Açık alanda teravih namazı kılmak isteyen küçük bir gruba müdahale edildi, darp edilenlerle birlikte gözaltına alınanların sayısı gece boyunca 47'yi buldu. İnsanların Kuytul'un evinin önünde toplanması bundan sonra oldu.
Sıralama, iddianın tersidir. Kalabalık namaz kılmak için değil, gözaltındaki arkadaşları için bir araya geldi. Kuytul'un kendi ifadesiyle:
"Toplanmamızın sebebi teravih namazı değil; arkadaşlarımıza küfredilmesi ve onların darp edilip emniyete götürülmeleridir."
Kuytul olay başladığında orada değildi; Adana'nın başka bir ucunda birkaç kişiyle iftardaydı. Gözaltına alınanların götürüldüğü karakol evine yakın olduğu için eve geldi.
"Taşkınlık" iddiasının karşılığı ise şudur: bekleme ertesi sabah dokuza kadar sürdü ve tek bir olay yaşanmadı. Sahur vakti geldiğinde emniyettekilere sayılarınca simit ve ayran gönderildi; ev önünde bekleyenler de sahurunu aynı şekilde yaptı.
O gece yolları kapatan, gelmek isteyenleri sokak aralarında saatlerce bekleten ve gözaltı sayısını 47'ye çıkaran tarafa bakıldığında, kamu düzenini bozan bir kalabalık tarifi ortada kalmamaktadır. Beklemenin sebebi de bellidir:
"Arkadaşlar darp edilmiş ve gözaltındayken evimizde rahat rahat uyuyacak kadar vefasız, nankör ve sorumsuz olamazdık."
Sıralama önemlidir
İddiaya göre önce bir çağrı yapılmış, kalabalık sokağa dökülmüş, olaylar bundan çıkmıştır. 21 Mayıs 2020 gecesinin sırası ise şudur:
- Beş on kişi Merkez Park'ta teravih namazı kılmak ister, polis yasağı bildirir, grup uzaklaşmaya başlar.
- Uzaklaşırken müdahale edilir; darp edilenler gözaltına alınır.
- Gözaltındakiler yakınlarını arar; ne olduğunu sormaya karakola gelenler de gözaltına alınır ve sayı 47'ye çıkar.
- Bunu duyanlar Kuytul'un evinin önünde toplanır.
Yani toplanma, olayın sebebi değil sonucudur. Sebep, teravih namazı da değildir; arkadaşlarının darp edilip gözaltına alınmasıdır.
Kuytul olay anında neredeydi?
Bazı haberlerde namazı bizzat onun kıldırdığı, kalabalığın başında olduğu söylendi. Kuytul olay başladığında Adana'nın başka bir ucunda, birkaç kişiyle iftardaydı; olayı sonradan duydu ve gözaltındakilerin götürüldüğü karakol evine yakın olduğu için eve döndü. Bunu ertesi gün açıkça söylemiştir.
Sabaha kadar ne yaşandı?
Bekleyişin sebebi de anlatılmıştır: gözaltı işlemlerinin kasten uzatılıp bayram sonuna kadar tutulacağından şüphe ediliyordu. Gözaltı süresi yasal olarak günlerce uzatılabildiği için, evin önündeki bekleyiş bir baskı unsuru olarak sürdürüldü.
"Orada sabah dokuza kadar bekledik, en ufak bir taşkınlık da yapmadık."
O gece bekleyenlerin karşılaştığı tablo şuydu:
- Eve gelen bütün yollar kapatıldı; kimileri sabaha kadar sokak aralarında bekletildi.
- Gelmek isteyen kadınların önü bir apartman girişinde kesildi; yarım saat, bir saat, bir buçuk saat bekletildiler. İçlerinden biri abdest almak ve namaz kılmak için yandaki camiye ya da yakın bir eve gitmek istedi, izin verilmedi.
- Ev önünde sürekli anons yapılarak Kuytul'un konuşması kesilmeye çalışıldı.
- Sahur vakti geldiğinde emniyettekilere sahur verilmeyeceği söylendi; bunun üzerine sayılarınca simit ve ayran gönderildi. Ev önündekiler de sahurunu simit ve ayranla yaptı.
Sabaha karşı işlemler hızlandırıldı ve gözaltındakiler serbest bırakıldı.
Provokasyon ölçütü
Kuytul'a bu olayda iki ayrı şey söylendi: kötü niyetliler provokasyon yaptığını, iyi niyetliler provokasyona geldiğini söyledi. İkisine de aynı ölçütle cevap verir — provokasyon, kasten olay çıkarmaktır:
"Provokasyona gelmek saldırı yapmaktır, hata yapmaktır. Biz hata yapmadık."
Bu ölçüte göre bakıldığında ortada ne bir saldırı, ne bir kışkırtma, ne de bir hasar vardır. Karşı tarafın elinde o geceye ait tek bir taşkınlık kaydı yoktur; buna karşılık gözaltına alınanların darp raporları vardır.
Kuytul'un 29 Mayıs 2020 tarihli forumda kullandığı ölçüt de aynı yöndedir: kışkırtmak isteyen kişi yerini ve zamanını kasten seçer, namazını emniyetin ya da valiliğin önünde kılar. Oysa söz konusu olan, gece vakti bir kenarda namaz kılmak isteyen üç beş kişidir.
Kamu düzenini kim bozdu?
İddianın en zayıf yeri burasıdır. O gece sokakların kapanmasına, yüzlerce insanın saatlerce yolda bekletilmesine ve gözaltı sayısının 47'ye çıkmasına sebep olan zincir, park yasağının bildirilmesiyle değil, uzaklaşan insanlara yapılan müdahaleyle başlamıştır. Müdahale olmasaydı namaz kılınır, kalabalık dağılır ve olay kimsenin haberi olmadan biterdi.
Aynı geceyle ilgili diğer iki iddia: "polise saldırdılar" iddiası ve "sıfır mesafeli namaz kıldılar" iddiası.