Doğrulama MerkeziAlgı büyütülebilir ama gerçek değişmez
Takip et
Ana sayfa

Kırpılan Videolar ve Çarpıtılan Sözler

"Darbeyi Önceden Biliyordu" İddiası: Konuşmanın Tarihi Nasıl Değiştirildi?

Asılsız

İddia

Alparslan Kuytul'un "kalemi kırılmıştır" sözünü söylediği konuşma 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden bir gün önce yapılmıştır; demek ki darbeyi önceden biliyor ve hükümeti tehdit ediyordu.

İddiayı yapan: Konuşmanın tarihini 14 Temmuz 2016 diye vererek yayan sosyal medya hesapları ve haber siteleri16.07.2016

Gerçek

Bu iddia, 1 Temmuz 2016 tarihli konuşmanın 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra dolaşıma sokulmasıyla doğdu ve 30 Ocak 2018 operasyonu döneminde de tekrarlandı. Kesilen cümle aynı cümledir; değişen yalnızca üstündeki tarihtir.

Kaydı yayanlar konuşmanın 14 Temmuz 2016'da, yani darbeden bir gün önce yapıldığını söyledi. Bunun tek sonucu vardı: aylar önce yapılmış bir siyasî değerlendirme, darbenin arifesinde verilmiş bir haber gibi görünmeye başladı.

Takvim bu iddiayı tek başına bitiriyor. 14 Temmuz 2016 Perşembedir; oysa konuşmanın yapıldığı tefsir dersi yirmi iki yıldır Cuma günü yapılmaktadır. 1 Temmuz 2016 ise Cumadır. Nitekim darbe haberini de aynı programın sonunda, 15 Temmuz 2016 Cuma gecesi duyurmuştur.

Kuytul'un cevabı da buradan gider:

"Bir kere, bir gün evvel dediği ne, Perşembe günü; tefsir dersi Cuma günü olmadı mı? Biz zaten Perşembe günü ders yapmıyoruz, 22 yıldır Cuma günleri yapıyoruz. … Öyle olmasa bile, bir gün evvel olsa bile, bu benim darbeyi bildiğimi mi gösterir? Cumhurbaşkanı bilmiyor, ben mi bileceğim?"

Aynı değerlendirmeyi daha önce de yapmıştı: 10 Şubat 2016 tarihli bir soru-cevapta, ABD Başkan Yardımcısı'nın Türkiye ziyaretini yorumlarken hükümete verilen mesajı "kaleminiz kırıldı, haberiniz olsun" diye özetlemiş, Mart 2016'da aynı uyarıyı tekrarlamıştı. Darbeden beş ay önce söylenen söz için kehanet iddiası kurulamaz.

Savcılık da bu suçlamada dava açmamış, konuşmada suç unsuru bulunmadığı sonucuna varmıştır.

Aynı sözün hakaret sayılması ayrı bir iddiadır ve 10 Ocak 2019'da beraatla sonuçlanmıştır: "Kalemi kırılmıştır" sözü Cumhurbaşkanına hakaret miydi?

İki tarih arasındaki fark

Konuşmanın metni tartışmalı değil. İddiayı yayanlar da, cevap verenler de aynı cümleleri aktarıyor. Tartışılan tek şey, o cümlelerin ne zaman söylendiği.

1 Temmuz 2016'da söylenmişse ortada bir siyasî değerlendirme vardır: bazı güçlerin hükümeti yalnızlaştırdığını gören bir okuma ve bunun üzerine yapılmış bir uyarı. 14 Temmuz 2016'da söylenmiş sayılırsa aynı cümleler bambaşka bir şeye dönüşür — darbeden haberdar birinin ima yoluyla verdiği bir mesaja.

Kelimelere dokunmadan yapılan bu değişiklik, kırpmanın en sessiz biçimidir. Kaydı izleyen kişi sahtelik aramaz, çünkü söz gerçekten söylenmiştir.

Takvim ne diyor?

Konuşma kapalı bir toplantıda değil, haftalık tefsir dersinde yapıldı. O ders yirmi iki yıldır Cuma günleri yapılıyor ve kayıtları yayımlanıyor.

  • 1 Temmuz 2016 — Cuma. Konuşmanın yapıldığı gün.
  • 14 Temmuz 2016 — Perşembe. İddiada verilen gün; o gün ders yok.
  • 15 Temmuz 2016 — Cuma. Darbe girişimi gecesi; Kuytul darbe haberini o haftanın tefsir dersinin sonunda duyurdu.

Son satır önemlidir, çünkü iddiayı çürüten bilgiyi iddianın kendi malzemesi doğrular: darbe gecesi kaydı da bir Cuma dersinin sonundadır. Ders gününün Cuma olduğunu, iddiayı yayanların elindeki video söylüyor.

Doğrulaması da zor değildi. Kaydın yayımlanma tarihi bellidir, konuşmanın yapıldığı tarih bellidir. İddiayı yayanların yapması gereken tek şey o tarihe bakmaktı.

Aynı söz, beş ay önce

"Kalemi kırılmıştır" ifadesi 1 Temmuz 2016'da ilk kez kullanılmış değildi. 10 Şubat 2016 tarihli bir soru-cevapta, ABD Başkan Yardımcısı'nın Türkiye ziyaretinde basın özgürlüğü ve akademisyenler üzerine yaptığı açıklamalar sorulduğunda Kuytul bunları hükümete verilmiş bir mesaj olarak yorumlamış ve diplomatik dille söylenen şeyin karşılığını "böyle giderseniz kaleminiz kırıldı, haberiniz olsun" diye özetlemişti. Aynı uyarıyı Mart 2016'da da tekrarladı.

Bir kişi aynı tespiti beş ay boyunca, farklı vesilelerle tekrarlıyorsa ortada bir haber değil bir görüş vardır. Kehanet iddiası, ancak sözün tek bir kez ve olayın hemen öncesinde söylendiği varsayılırsa kurulabilir — iddianın tarihi değiştirmesinin sebebi de budur.

Bir analiz ile bir bilgi arasındaki fark

Kuytul'un dayanakları gizli değildi: ABD Başkanı'nın Cumhurbaşkanı ile görüşmek istememesi, uluslararası törenlerde gösterilen protokol tavırları, hükümetin dış dünyada yalnızlaştırılması. Bunların hepsi o günlerde gazetelerdeydi.

Bir gidişatı okumak ile bir darbe planını bilmek arasındaki fark burada duruyor. Birincisi haber takip eden herkesin yapabileceği bir şeydir; ikincisi suçtur. İddia, birincisini ikincisi gibi göstermek üzerine kurulmuştur.

Kuytul'un bu suçlamaya verdiği cevap da meselenin ölçüsünü koyuyor: bir gün önce söylenmiş olsa bile bu, darbeyi bildiğini göstermez; devletin kendisinin haberdar olmadığı bir girişimi bir hocanın bilmesi beklenemez.

Hukukî sonuç

Bu suçlama savcılık aşamasını geçemedi. İnceleme sonucunda konuşmada kötü niyet ve suç unsuru bulunmadığı, açıklamanın iyi niyetli olduğu sonucuna varıldı ve dava dahi açılmadı.

Aynı konuşmadan çıkarılan diğer suçlama — Cumhurbaşkanına hakaret — mahkemeye taşındı ve 10 Ocak 2019'da beraatla sonuçlandı.

Beraat kararı ve başmüfettiş değerlendirmesi için: "Kalemi kırılmıştır" sözü Cumhurbaşkanına hakaret miydi? — Tarih kaydırmanın bir yöntem olarak nasıl çalıştığı için: Bir cümlenin ortasından kesmek.

Bu sayfa iddiayı takvim üzerinden çürütüyor. Aynı iddianın ikinci cevabı — aynı siyasî tespitin 10 Şubat 2016'dan beri, darbeden aylar önce defalarca dile getirilmiş olması — ayrı bir sayfada: Aynı analiz darbeden aylar önce de yapılmıştı.

Paylaş

Bizi takip edin

Yeni doğrulamalar yayımlandığında ilk siz görün.