Doğrulama MerkeziAlgı büyütülebilir ama gerçek değişmez
Takip et
Ana sayfa

Terör, Suç Örgütü İftiraları

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği iddiası

Asılsız

İddia

Alparslan Kuytul, katıldığı toplumsal olaylarda halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmiş, kendisini dinleyenleri güvenlik güçlerine karşı kışkırtmıştır; Adana'daki 22 Nisan ve Erzin'deki 29 Mayıs müdahaleleri bunun delilidir.

İddiayı yapan: 30 Ocak 2018 operasyonuyla açılan dosyada yer alan tespit21.07.2018

Gerçek

Bu tespit, 30 Ocak 2018 operasyonuyla açılan sürecin dosyasında duruyor: Adana'daki 22 Nisan ve Erzin'deki 29 Mayıs müdahalelerinde Kuytul'un halkı kin ve nefrete teşvik ettiği görülmüş.

İddianın cevabı, o iki günün kendisidir.

22 Nisan, Adana. Valiliğin yasaklamadığı bir alanda basın açıklaması yapmak isteyen kalabalığa TOMA ve biber gazıyla müdahale edildi. Kalabalık, önüne çıkan çiçek tarhına basmamak için ikiye bölünüp alanın etrafından dolandı; içlerinden biri megafonla çiçeklere basılmamasını hatırlattı. Ertesi gün Atatürk Parkı'nda ve Merkez Park'ta ezilmiş tek bir çiçek yoktu.

Aynı müdahale sırasında gazdan etkilenen polis memurlarının yüzünü ellerindeki suyla yıkayan, süt kutularını onlara uzatan katılımcılar oldu.

29 Mayıs, Erzin. Kalabalık otoban kenarındaydı, her taraf taştı. Binlerce kişiden bir tanesi bile eline taş almadı. Müdahale sürerken silahsız polis memurları kalabalığın arasında rahatça dolaştı.

Kin ve düşmanlığa tahrik edilmiş bir topluluk böyle davranmaz. Ortada teşvik değil, tam tersi bir tutum var: yıllar boyunca yapılan yüzlerce konferanstan geriye kırılmış tek bir sandalye, atılmış tek bir taş kalmadı.

Dosyadaki cümle

30 Ocak 2018 operasyonuyla açılan süreçte hazırlanan dosyaya, Kuytul aleyhine bir tespit girdi: iki toplumsal olayda halkı kin ve nefrete teşvik ettiği görülmüş. Gösterilen olaylar Adana'daki 22 Nisan ve Erzin'deki 29 Mayıs müdahaleleridir.

Bu tür bir tespitin doğruluğu, tanık ifadeleriyle değil sonuçlarıyla ölçülür. Teşvik edilmiş bir kalabalık ortada bir iz bırakır: kırılmış cam, yaralı insan, yakılmış araç. Bu iki olayda geriye ne kaldığına bakalım.

22 Nisan: basılmayan çiçekler

Valiliğin yasaklamadığı bir alanda basın açıklaması yapılacaktı. Kalabalık toplanmadan önce alana konuşlanan emniyet, TOMA ve biber gazıyla müdahaleye başladı. Katılımcıların anlatımına göre müdahale ağırdı: bebek arabasındaki bir bebeğe gaz sıkıldığı, hamile olduğunu söyleyen bir katılımcının karnının hedef alındığı, yerde elleri kelepçeli yatan kişilere tekme atıldığı aktarılıyor.

Buna rağmen o gün olan şey şudur. Gaz altında ilerleyen kalabalığın önüne çiçeklerle kaplı bir alan çıkınca kalabalık ikiye bölünüp tarhın etrafından dolandı; içlerinden biri megafonla çiçeklere basılmamasını hatırlattı. Ertesi gün Atatürk Parkı'ndan ve Merkez Park'tan alınan görüntülerde ezilmiş tek bir çiçek yoktu.

Gazdan etkilenen polislere su ve süt

Müdahale sırasında bazı polis memurları da gazdan etkilendi. Kalabalığın içinden çıkanlar ellerindeki suyla onların yüzünü yıkadı, yanlarındaki süt kutularını uzattı. Görüntüleri ve fotoğrafları vardır.

Bir insanı, kendisine biraz önce gaz sıkan kişiye su uzatacak hâle getiren şey kin değildir.

29 Mayıs, Erzin: her taraf taş, atan yok

Erzin'deki kalabalık otoban kenarındaydı; yani zemin baştan sona taşla kaplıydı. Binlerce kişiden bir tanesi bile eline taş almadı. Olayların kızıştığı, TOMA'ların harekete geçtiği anlarda bile silahsız polis memurları kalabalığın arasında serbestçe dolaştı.

Dosyada birkaç polis memurunun başının atılan taşla yarıldığı yazıyor. Bu iddia doğru olsa bile tersini değil, aynı sonucu gösterir: binlerce kişinin bulunduğu, elinin altında sınırsız taş olan bir alanda bir tahrik varsa sonuç birkaç yaralı olmaz. Tekil bir olay, örgütlü bir teşvikin değil olsa olsa o teşvikin yokluğunun delilidir.

Öncesi ve sonrası

Bu iki gün istisna değil, uzun bir çizginin son halkasıdır:

  • Yıllar boyunca yapılan yüzlerce konferans ve etkinlikten geriye kırılmış tek bir sandalye, kırılmış tek bir cam kalmadı; salon müdürleri ve düğün salonu sahipleri mekânların temiz teslim edilmesinden dolayı defalarca teşekkür etti.
  • Emniyet mensupları vakfın programlarında rahat olduklarını birçok kez dile getirdi.
  • Vakıf, eski yönetim başkanının ifadesine göre 2013 ya da 2014 yılında Emniyet Müdürlüğü tarafından örnek vakıf gösterilerek plaket aldı.
  • Adana'nın suç oranı yüksek mahallelerinin muhtarlarından, çalışmaların gençler üzerindeki etkisi gerekçesiyle birkaç kez plaket geldi.
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü başmüfettişinin raporunda vakıf yönetiminin herhangi bir terör örgütüyle bağlantısı bulunmadığı yazılıdır.

Kuytul'un engellenen Ankara konferansının ardından yaptığı açıklama da aynı çizgidedir:

"Biz memleket düşmanı değiliz, biz polisimizle de askerimizle de karşı karşıya değiliz. Biz bir tane Molotof atmadık hayatımızda, bir tane cam kırmadık hayatımızda, bir tane taş atmadık hayatımızda."

İddia, bu tablonun tam tersini söylüyor. Aradaki farkı kapatacak tek bir olay gösterilebilmiş değil.

Bu sayfadaki 22 Nisan ve 29 Mayıs müdahaleleri, 30 Ocak 2018 operasyonuyla açılan dosyada delil olarak gösterilen olaylardır. Kaynak metinlerde bu iki olayın yılı belirtilmediği için burada da yıl yazılmadı. Aynı süreçteki diğer başlıklar: terörü desteklediği iddiası ve suç örgütü kurmak iddiası.

Paylaş

Bizi takip edin

Yeni doğrulamalar yayımlandığında ilk siz görün.