Doğrulama MerkeziAlgı büyütülebilir ama gerçek değişmez
Takip et
Ana sayfa

Tekfircilik ve IŞİD İddiaları

Alparslan Kuytul IŞİD'i destekliyor mu?

Asılsız

İddia

Alparslan Kuytul ve Furkan Vakfı IŞİD'i desteklemektedir, örgütle irtibatlıdır.

İddiayı yapan: 30 Ocak 2018 operasyonu sonrasında bazı televizyon kanalları ve haber siteleri30.01.2018

Gerçek

Suçlama, 30 Ocak 2018 şafak operasyonundan sonra medyada dolaşmaya başladı: Kuytul ve Furkan Vakfı, aralarında IŞİD'in de bulunduğu birbirine düşman dört ayrı terör örgütüyle aynı anda ilişkilendirildi.

Takvim iddianın tersini söylüyor. Kuytul, IŞİD'i suçlamalardan yıllar önce, 15 Şubat 2014'te kendisine sorulduğunda şöyle değerlendirmişti:

"El-Kaide'nin başka bir versiyonu, yani başka bir isim altında ortaya çıkmış hali. Gördüğümüz kadarıyla Beşşar Esed ile savaşmaktan çok oradaki Müslüman gruplarla savaşıyorlar."

23 Ağustos 2014'te ise örgütün bir yıl içinde yoktan var olmasını "arkasında derin güçler var" diyerek değerlendirdi ve bunu bir tuzak olarak tarif etti: çatışma bölgeleri kurulup samimi gençler oraya çekiliyor ve orada imha ediliyor.

DEAŞ ile tek bağlantısı ise şudur: örgütün internette yayımladığı dergideki ölüm listesinde adı geçmektedir. Örgütü eleştirdiği için aldığı tehditler üzerine emniyet mensupları kendisine gelip koruma isteyip istemediğini sormuştur.

2018 dosyasındaki resmî yazı da aynı yöndedir: Kuytul'un "çatışma bölgelerine gidilmesini doğru bulmadığı" kayda geçmiş, vakfın "herhangi bir terör örgütüyle bağlantısına rastlanılamadığı" bildirilmiştir.

Silahlı cihad konusundaki tutum iddiadan eskidir

30 Mayıs 2010'da cihadın çeşitleri sorulduğunda verdiği cevap, sonraki bütün tartışmanın zeminini kuruyor: cihad malla, ilimle ve tebliğle de olur, yalnız kılıçla değildir. Bugün Müslümanların pozisyonu ise cemaat, eğitim ve tebliğ çalışmasıdır — "silahla, bıçakla bir yere varılacağı yok."

Aynı tutumu 15 Şubat 2014'te, cemaatin silahlı örgütleri desteklediği söylendiğinde tekrarladı: "Biz baştan beri bu iş silahla olmaz diyoruz. Bırakın Türkiye'yi, Suriye'de bile böyle olmamalıydı diye iki buçuk yıldır anlatıyorum."

IŞİD hakkında 2014'te söyledikleri

Örgüt hakkındaki değerlendirmesi iki noktada toplanır. Birincisi kimlerle savaştığıdır: kendi ifadesiyle IŞİD, Beşşar Esed'den çok bölgedeki Müslüman gruplarla savaşmaktadır. İkincisi nereden çıktığıdır:

"Bir sene evveline kadar böyle bir şeyi kimse bilmiyordu. Birden bire ortaya çıktı ve bütün Irak'ı ve Suriye'yi aldı götürüyor. Böyle bir şey mümkün mü?"

Buradan çıkardığı sonuç, ABD'nin İslamcılardan kurtulmak için çatışma bölgeleri kurduğu ve samimi gençleri oraya çekip orada imha ettiğidir. Yani gencin silaha sarılmasını zafer değil, kurulmuş bir tuzak olarak görür. Bu görüş 2014'te söylenmiştir; suçlamaların medyaya düştüğü tarihten dört yıl önce.

Bağlantı nasıl kurulmaya çalışıldı?

İki yol denendi. Birincisi, yıllar önce derslere gelmiş, silahlı cihada karşı tavrını beğenmeyip cemaatten ayrılmış — hatta bir kısmı sonradan aleyhinde konuşmuş — kişilerin adlarının delil diye sunulmasıydı. Bu isimler cemaatte kaldıkları için değil, tam tersine bu görüşe katılmadıkları için ayrılmışlardı.

İkincisi, sohbetlere katılmış bir kişi üzerinden kurulan bağdı. Kuytul'a bu sorulduğunda verdiği cevap kısa oldu:

"Sohbetlerimize katılmışsa bana ne! Bizim tavrımız da görüşümüz de belli. Biz bugüne kadar IŞİD ile ilgili kaç defa açıklama yaptık, görüşümüz belli, ölümle tehdit ettiği de belli, herkes bunu biliyor."

Bu noktayı gizlemeye gerek yok, çünkü resmî belgede de yazıyor: TEM–MİT yazışmasında vakfın sohbetlerine "selefi/tekfirci anlayışa sahip ve çatışma bölgeleriyle irtibatlı bazı şahısların da ilgi gösterdiği" kaydı vardır. Ancak aynı cümlenin devamı, iddiayı ayakta tutmak isteyenin kullanmadığı kısımdır: vakfın "herhangi bir terör örgütüyle bağlantısına rastlanılamadığı" bildirilmiştir. Herkese açık bir sohbete kimin geldiğini konuşmacı seçmez; seçtiği şey orada ne anlattığıdır.

DEAŞ ile tek bağlantı: ölüm listesi

Örgütü eleştirdiği için DEAŞ'tan defalarca tehdit almış, örgütün internette yayımladığı dergideki ölüm listesinde adı geçmiştir. Bu tehditler üzerine emniyet mensupları kendisine koruma isteyip istemediğini sormuştur. Emniyetteki ifadesinde Adana'ya kendisine suikast için geldiğini söyleyen bir IŞİD mensubu bile, Temmuz 2018'de bazı yayınlarda "Kuytul'un talebesi" diye haberleştirilmiştir; bu iddia ayrı bir sayfada ele alınıyor.

2018 dosyasında geriye ne kaldı?

30 Ocak 2018 operasyonuyla açılan dosyada Kuytul, birbirine düşman dört ayrı terör örgütüyle aynı anda ilişkilendirildi. TEM, MİT, KOM ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kayıtlarında herhangi bir örgüt bağlantısı bulunamadı. İddianame hazırlanırken savcılık "terör örgütü üyeliği" suçlamasını geri çekti; dosyada yalnızca "terör örgütü propagandası" kaldı. Kuytul'un buna itirazı tek cümleliktir: üye olmayan bir insan neden bir örgütün propagandasını yapsın?

Bu iddianın kökü olan genel suçlama tekfirci olduğu iddiası sayfasında. Silahlı cihad konusundaki tutum silahlı cihadı savunduğu iddiası, sohbetlere kimlerin geldiği meselesi ise sohbetlerine selefi ve tekfirci kişilerin katıldığı iddiası sayfasında ayrıca ele alınıyor.

Paylaş

Bizi takip edin

Yeni doğrulamalar yayımlandığında ilk siz görün.