Koronavirüs ve Namaz Yasakları İddiaları
Olayı Alparslan Kuytul Organize Etti İddiası
Asılsız
İddia
Gerçek
Konu 21 Mayıs 2020 gecesi Adana'da yaşanan olaydır. Ertesi gün, 22 Mayıs 2020 tarihli haber bülteninde olay "Kuytul'un da başında bulunduğu kalabalık" ifadesiyle aktarılmış, kalabalığın "provokatif bir mesaj sonrası" toplandığı söylenmiştir.
Kuytul olay saatinde orada değildir. Kendi ifadesiyle: "Ben Adana'nın başka yerindeydim. Başka bir ucundaydım. Birkaç arkadaşla iftar ediyordum. Ben orada yokum." Parka gitmeye karar veren beş altı kişinin kararından da haberi yoktur; parkta namaz kılmanın yasaklandığını bile o gece öğrendiğini söylüyor.
Olay yerine, arkadaşlarının darp edilip gözaltına alındığını duyduktan sonra gelmiştir. Gözaltına alınanların götürüldüğü karakol evine yakındır; haberi alanlar da evinin önünde toplanmıştır. Toplanmanın sebebini şöyle açıklıyor:
"Toplanmamızın sebebi teravih namazı değil; arkadaşlarımıza küfredilmesi ve onların darp edilip emniyete götürülmeleridir."
Yani haberin kurduğu sıra terstir. Kalabalık namaz için toplanıp olay çıkarmamış; olay çıktıktan sonra, gözaltılar sebebiyle toplanmıştır.
Organize bir eylem böyle mi görünür?
Olayı başlatan grup beş altı kişidir; geceleyin, seccadeleriyle, bir parkın kenarında. Kuytul'un sözü kısadır: "Sanki yüzlerce kişi yapmış gibi gösteriliyor, öyle bir şey yok." Bir de sonuca bakmak yeterlidir: gözaltılar sabaha kadar sürerken sokakta bekleyen kalabalıktan hiçbir olay çıkmamıştır.
İddia aslında iki ayrı cümle
22 Mayıs 2020 tarihli haberde iki şey söylenmiştir ve ikisinin cevabı farklıdır:
- Kalabalığın başında Alparslan Kuytul bulunuyordu.
- Kalabalık, onun provokatif bir mesajı üzerine toplandı.
Birincisi bir yer ve saat meselesidir. İkincisi ise gösterilmesi gereken bir belge meselesidir.
Birinci cümle: olay saatinde neredeydi?
Kuytul, olayın başladığı saatte Adana'nın başka bir ucunda, birkaç arkadaşıyla iftardaydı. Bunu ertesi gün yaptığı açıklamada tereddütsüz söylüyor ve haberi izlediğini de ekliyor: "Ben bugün akşam ATV'de izledim. Ben de o teravih namazı kılanların içlerindeymişim... Ben orada yokum."
29 Mayıs 2020 gecesi düzenlenen forum programında, olayın başlangıcına şahit olanlar da aynı şeyi söylüyor. Parka giden grup mahalleden birkaç arkadaştır; kimse bir talimat ya da çağrı üzerine gitmemiştir. Programda olayın özeti tek cümleye indiriliyor: ortada bir öncünün topladığı kalabalık değil, beş altı kişinin namaz kılmak istediği bir ortama yapılan müdahale vardır.
İkinci cümle: hangi mesaj?
"Provokatif mesaj" ifadesi haberde geçiyor, ama mesajın kendisi hiçbir yerde gösterilmiyor. Ne metni yayımlanıyor, ne tarihi veriliyor, ne de hangi hesaptan çıktığı söyleniyor. Bir çağrının varlığı iddia ediliyor, kanıtı ise okuyucudan isteniyor.
Kuytul'un anlatımı bunun tersini gösteriyor: parkta namaz kılmanın yasaklandığını o gece öğrenmiştir. "Vallahi ben de parkta yasak olduğunu bilmiyordum" diyor. Bir eylemi organize eden kişinin, eylemin yapılacağı yerdeki yasağı bilmemesi mümkün değildir.
Olay yerine ne zaman geldi?
Gözaltıları duyduktan sonra. Sıralama açıklamalarında nettir: önce iki kişinin alındığı haberi gelmiş, sayı sekiz on olmuş, ardından karakola gelen yakınlarla birlikte 47'ye çıkmıştır. Gözaltına alınanların götürüldüğü karakol evine yakın olduğu için eve gelmiş, haberi alanlar da evinin önünde toplanmıştır.
Orada beklemenin gerekçesini de saklamıyor: gözaltı işlemlerinin kasten uzatılıp arkadaşlarının bayram boyunca emniyette tutulacağından şüphelenmiştir. Bekleyiş, bir gösteri değil, bir takiptir.
En kolay sınama: o gece ne oldu?
Bir kalabalığı provokasyon için toplayan kişinin niyeti, kalabalığın davranışından anlaşılır. O gece sabah saat dokuza kadar sokakta beklenmiş, hiçbir taşkınlık yaşanmamıştır. Kuytul'un sorusu budur:
"Provokasyona gelmiş olsaydık o gece evin önünde çok kötü olayların olması gerekmez miydi?"
Haberin kendi görüntüsü ne gösteriyor?
Aynı haberde ekrana gelen kalabalık namaz görüntüsü, teravih değil ertesi sabahın sabah namazıdır. Gözaltılar sürerken bekleyenler, polis ablukası sebebiyle yanı başlarındaki camiye gidemedikleri için namazı yolda kılmışlardır. Kuytul bu ayrıntıyı da açıkça anlatıyor: "Ben oradaki 200-300 kişiyi nasıl evime alayım? (...) Sosyal mesafeye dikkat ederek mecburen yolda kıldık."
Yani "başında bulunduğu kalabalık" cümlesine delil diye gösterilen görüntü, olayın kendisine değil, olaydan saatler sonrasına aittir. Görüntüdeki saflar arasında yaklaşık bir buçuk metre mesafe bulunmasına rağmen aynı kare "sıfır mesafeli namaz" başlığıyla da kullanılmıştır; o başlık ayrı bir sayfada ele alınıyor.
Bir iddianın en zayıf yeri, kendi delilinin tarihidir. Burada tarih tutmuyor.
Olayın kendisi ayrı bir sayfada anlatılıyor: Adana'da namaz provokasyonu yaptı iddiası. Mekân iddiası için bkz. camide kaçak teravih iddiası.